![]() |
| | #21 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Tedavi Prensipleri Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile yaşam süresinin uzadığı, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların önlendiği kesin olarak gösterilmiştir. Kolesterol yüksekliğine ilaveten şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin tedavisi de planlanmalıdır. Tedavi iki aşamada gerçekleştirilir: 1. İlaçsız tedavi 2. İlaç tedavisi Her hasta için farklı tedavi uygulanabilir. İlaçsız tedaviler kesinlikle ihmal edilmemeli ve özenle sürdürülmelidir. İlaç tedavisi, kesinlikle doktor denetiminde olmalıdır. 1. İlaçsız tedaviler alışılmış yaşam düzeninin değiştirilmesi olarak da düşünülebilir. Sağlıklı beslenme yoluyla kolesterol düzeyinizle başa çıkmanız mümkün. Sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biri düşük miktarda doymuş yağ tüketimidir. Doymuş yağların yerini, tekli veya çoklu doymamış yağların alması gerekir. Aynı zamanda, bitki sterolleri veya stanol içeren margarin ve diğer yiyecekler de, kolesterolü düşürmede yardımcı olur. Bunun yanında, kilo verme, düzenli fiziksel aktivite ve sigarayı bırakma gibi yaşam biçimi değişiklikleri de kolesterolü düşürmede yardımcı olur. Kolesterolü düşürmek için yararlı olabilecek aşağıdaki önerileri okuyunuz. Unutmayın - herşeyi birden değiştirmeye kalkmayın, değişimler teker teker yapıldığında ortaya mükemmel sonuçlar çıkacaktır! YARARLI ÖNERİLER Sağlıklı Beslenme Daha az hayvansal (doymuş) yağ tüketin. Alabildiğiniz en ince et dilimlerini satın alın. Etten gözle görülebilen tüm yağları, ve tavuğun derisini ayırın. Daha az hazır bisküvi, pastane ürünü ve kek tüketin. Çoklu veya tekli doymamış yağlar açısından zengin yağ ve margarinleri tercih edin. Yemek pişirirken katı yağlar yerine ayçiçek yağı, mısırözü veya zeytinyağı gibi bitkisel yağlar kullanın. Bu yağları ayrıca salatalarınıza sos olarak da kullanabilirsiniz. Bitki sterolleri açısından zengin yağları tercih edin. Yağsız veya yarım yağlı süt, az yağlı yoğurt, ve az yağlı peynir gibi, düşük yağ içeren günlük ürünleri tercih edin. Haftada en az bir kez yağlı balık (örneğin somon, sardalya, ton - konserve şeklinde de olabilir) tüketmeye özen gösterin. Bol bol meyve, sebze ve baklagil tüketin (mercimek ve fasulye gibi). Günde toplam en az 5 porsiyon tüketin. Bir porsiyon, 2-3 kaşık sebze, bir adet meyve (mesela bir muz) veya 2-3 adet küçük boy meyve (örneğin erik), 1 küçük kase meyve salatası, veya bir bardak taze sıkılmış meyve suyuna denktir. Makarna, pirinç, ekmek, buğday, patates ve mısır gevreğinden oluşan nişastalı yiyecekleri, öğünlerinizde düzenli olarak tüketin. Tam buğday ekmek gibi işlenmemiş karbonhidratları tercih etmeye özen gösterin. Alkolü çok kaçırmayın, ölçülü tüketin. Bu ölçü, kadınlarda günde bir birim (birime linkle), erkeklerde ise iki birimi (birime linkle) geçmemelidir. Diğer Yaşam Biçimi Faktörleri Sigarayı bırakın. Fazla kiloluysanız, kilo verin. Hareketlenin. Her gün 30 dakikalık fiziksel aktiviteyi hedefleyin (bu süreç, üç adet 10'ar dakikalık seanslardan oluşabilir). Tempolu yürüyüş ideal olacaktır. Stresinizle başa çıkmayı ve rahatlamayı öğrenin. 2. İlaç tedavisinde kullanılan ilaçlar, yağ ****bolizmasındaki bozuklukların düzenlenmesi amacıyla geliştirilmişlerdir. · Statinler: Kolesterol düşürücü tedavide uzun yıllar boyunca yapılmış çalışmalarla etkinlik ve güvenliliklerini kanıtlamış statinler çok yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Kötü kolesterolü düşürmenin ve iyi kolesterolü artırmanın yanı sıra bu ilaçlar, yüksek kolesterol düzeyleri ile ilişkili kardiyovasküler olayları da azaltmaktadırlar İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #22 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalp Hastası Olmamak İçin Memorial Hastanesi KVC Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastası olmamak için ve kalp hastası olanlara ve ailelerine şu tavsiyelerde bulundu: Kalp hastasi olmamak için: Diyet - sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlanacağını unutmayın. Boy – kilo oranına çok dikkat edin. Kadınlar, menopozunuzu mutlaka geciktirin. Fizik aktivitenizi arttırın, tembellik ve aşırı stresten uzak durun. İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve olanaklarınızı zorlamayın. Aile hikayenizde varsa, diyabet veya yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından itibaren kan yağlarınızı takibe alın. Aile hikayenizde varsa, diyabet veya yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından itibaren her yıl efor testi yaptırın. Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık olun, A tipi kişiliğiniz varsa yavaşlayın. Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşün. Kalp hastası olanlar için: Sigara içmeyin, sigara içilen ortamda bile bulunmayın. Düzenli olarak bir kardiyologun kontrolüne girin. Tedaviniz ilaç, balon veya ameliyat olabilir, hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem sonuçlarını doktorunuzla tartışın. Abartılmış fizik aktivitelerden kaçının, bir kardiyak rehabilitasyon programına başlayın. Seks konusunda sevgilinizi değil eşinizi, otel odasını değil evinizi tercih edin. Devamlı kullanmanız gereken ilaçlarınızı ihmal etmeyin, özellikle yüksek tansiyon ilaçlarınızın yedeğini bulundurun. Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek tahlil raporunda yazan normal sınırının altında tutun. Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği durumlarda sürekli ilaç kullanın. Aile ve sosyal yaşamınızı bir kez daha gözden geçirip hayatınızdaki olumsuzlukları en aza indirin. Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın, sorunlarınız için bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım alın. Kalp hastası olan ailelere: Hiçbir zaman onu hasta olduğu için suçlamayın. Tetkik ve tedavinin her aşamasında onu destekleyin, teşvik edin. Hastalığın oluşmasında kendinizi de hatalı buluyorsanız, bunu abartılı şekilde telafi etme telaşına girmeyin. Onun hastalığını siz hep aklınızda tutun, fakat ona unutturmaya çalışın. Cinsel konularda olabilecek yetersizlik veya isteksizliklerde anlayışlı davranın. Diyetinde bir aile programı olması gerektiğini aklınızda tutun. Eşinizin ilaçlarını ve kontrol günlerini yakından takip etmenizin ona yaşama sarılma ve güven duygusu vereceğini unutmayınız. Bu hastalığın ekip çalışmasıyla, yani eş, çocuk, kardeş, yakın arkadaşla daha kolay yenileceğine inanın. Eşinize yardımcı olabilmek için SİGARA İÇMEYİN. Hastanızla iyi bir iletişim kuramıyorsanız bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım isteyin. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #23 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Türkiye genelinde 20 yaş üstü erişkinlerde kalp hastalığı prevalansı % 6.7. Bu değer erkeklerde % 6.2 ve kadınlarda % 7.3'dür. Bu kalp hastalığı türlerinin dağılımı (prevalansı) ise şöyledir. Koroner kalp hastalığı % 3.8, hipertansif kalp hastalığı % 2.2; romatizmal kalp hastalığı % 0.5 ve diğer tüm hastalıklar % 0.3' dür. Bu kalp hastalıklarının yaşa göre görülme yüzdesi % 21.9 ile 60-69 yaş, % 20 ile 70 üzeri yaş, % 13.3 ile 50-59 yaş, % 4.4 ile 40-49 yaş ve % 2.8 ile 30-39 yaş; % 8 ile 20-29 yaş'dır. Kalp hastalıklarının bölgelere göre dağılımı ise şöyledir. En yüksek oran % 8.2 ile Karadeniz bölgesidir. Bunu % 7.6 ile Marmara bölgesi, % 6.6 ile Doğu Anadolu bölgesi, % 5.9 ile Güneydoğu Anadolu bölgesi, % 5.6 ile Ege bölgesi, % 5.3 ile İç Anadolu bölgesi ve % 4.6 ile Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Toplumumuza her yıl 12 bine yakın doğuştan kalp hastası bebek katılmaktadır. Ülkemizde yaklaşık 150 bin kadar romatizmal kalp hastası. 1.6 milyon koroner kalp hastası bulunduğu ve yılda 130 bin kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Koroner kalp hastalığı için her iki cinstede hipertansiyon,kanda kolesterol yüksekliği,sigara içimi,hareketsizlik ve kadındada şişmanlık ve şeker hastalığı hastalığa neden olan başta gelen etkenler olarak saptanmıştır. Koroner kalp hastalarında ölüm için incelenen faktörlerden belrleyici olarak sistolik kan basıncı yüksekliğidir bunu kolesterol yüksekliği sigara içimi ve diyastolik kan basıncı yüksekliği izlemektedir. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında koroner kalp hastalığına bağlı ölümler en yüksek seviyededir Koroner kalp hastalığı ve ölüm her yıl %5 oranında yükseldiği tahmin edilmektedir. Nüfusumuzun genç olmasına rağmen yaşlı nüfüslardaki kadar koroner ölümleri çok olması gelecek kuşaklar için kaygı vericidir. Hipertansiyon sistolik kan basncındaki her 10 mm yükselme koroner kalp hastalığı riskini 522 arttırmaktaır.Ülkemizde halen 5 milyon erkek 6 milyon kadında ht bulunduğu tahmin edilmektedir. Sigara koroner ölüm riskini 1.8 kat arttırmaktadır. Kolesterol 200 mg üzerindeki her 50 mg yükselme koroner kalp hastalığı riskini % 36 arttırmaktadır. Hdl batı toplumlarına göre toplumumumuzda %20 daha düşüktürher iki cinstede HDL kol ün 35 mg altında olması koroner riski1. 54 oranında arttırmaktadır. Diyabet toplumumuzda kadınlarda dahaa yüksek olarak hızla artmaktadır. İnsüline bağlı olmayan diyabetli erişkin sayısı 8 yılda 1.0 milyondan 1.66 milyona çıkmıtır. Nüfus artışı şşmanlık nüfüs yaşlanması ve hareketsizlik etkendir. Şişmanlık erkeklerin 514'ü kadınların %30'u BKI 30 kg/m2 ve üzerindedir. Her bir birim artışı kadınlarda koroner hastalık riskini %11 arttırmaktadır. Avrupa'da istemediğiniz şampiyonluk! Koroner kalp hastalıklarına bağlı ölümlerde, kadınlarda birinciyiz, erkeklerde ilk 5'e giriyoruz. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #24 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalp hastalıkları (kardiyovasküler hastalıklar) hakkında neler biliyoruz? Kardiyovasküler hastalıklar toplumda en sık görülen hastalıklardandır. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Örneğin, her yıl yaklaşık 500 000 kişi miyokard enfarktüsü yüzünden (yaygın olarak bilinen adıyla kalp krizinden) ölmektedir. Kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ne derecede önemlidir? Kardiyovasküler hastalıkların erken tanınması ve tedavi edilmesi, bu problemlerin bazılarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Kardiyovasküler hastalığı bulunan hastaların tedavisi genellikle birden fazla sayıda girişim yapılmasını gerektirir. Genellikle tedavinin ilk basamağı risk faktörlerinin düzenlenmesidir: Yağ alımının kısıtlanması, gerekiyorsa kilo verme, sigarayı bırakma gibi. Bir sonraki basamak farmakolojik tedavi olabilir. İnvazif tedavi de düşünülebilir. Başlıca kardiyovasküler hastalıklar nelerdir? * Aterosklerotik kalp hastalığı: İnsanlar yaşlandıkça, arter (atar damar) duvarları daha fazla kalınlaşma ve sertleşme eğilimindedir. Aterosklerozda arterlerin iç duvarlarında plak birikimi sözkonusudur (kolesterol, yağ, kalsiyum, ve fibrin adı verilen kan pıhtılaşma maddesinden oluşan lezyonlar). Ateroskleroz, koroner arterler (kalbi besleyen damarlar) gibi önemli kan damarlarında gelişme eğilimindendir. Burada ortaya çıktığında aterosklerotik ya da arteriosklerotik kalp hastalığı adını alır. * İskemik kalp hastalığı: İskemik kalp hastalığı, koroner arterlerden geçen kan miktarının kalbin oksijen gereksinimini karşılayamayacak durumda olması sonucu gelişir ve çoğu kez arterlerin ateroskleroz ile daralması veya tıkanması sonucu ortaya çıkar. İskemik kalp hastalığında iki durumla sık karşılaşılır; angina pektoris ve miyokard infarktüsü. Angina pektoris kalbe gelen oksijen miktarının yetersizliğine bağlı olarak, göğüste, göğüs kemiğinin arkasındaki bir ağrı olarak algılanır. Anginanın kendisi ölümcül değildir, ancak altta yatan koroner arter hastalını gösteren uyarıcı bir işarettir. Aslında giderek kötüleşen angina bir miyokard infarktüsünün habercisi olabilir. Miyokard enfarktüsü, yaygın olarak kalp krizi olarak bilinir. Bir koroner arterde oluşan tıkanma sonucunda miyokardın (kalp kası) o bölgesinde ağır bir iskemi (oksijen yetersizliği) meydana gelir. Eğer kan akımı eski haline gelmezse, etkilenen hücrelerde geri dönüşümsüz bir ölüm meydana gelir ve kalıcı miyokard hasarı ortaya çıkar. * Hipertansiyon: Hipertansiyon kan basıncının normalin üzerine çıkmasını anlatan bir tıbbi terimdir. Kontrolsüz hipertansiyon bütün vücuttaki kan damarlarına zarar verebilir ve miyokard infarktüsü ve inme gibi akut kardiyovasküler olayları hızlandırabilir; gözler ve böbrekler gibi organlarda hasar oluşturabilir. Hipertansiyon aterosklerozun oluşturduğu damar hasarını artırır. * Konjestif kalp yetmezliği: Konjestif kalp yetersizliği, kalbin yeterince kan pompalayamaz hale gelmesidir. Bunun sonucunda doku ve organlara giden kan miktarı azalır. Aynı zamanda miyokard kalbe venöz (toplar damarlardan kan dönüşü) dönüşü de sağlayamaz ve kan kalbe dönen venlerde göllenir. Sol kalp yetersizliğinde kan akciğerlerde birikir. Konjestif kalp yetersizliği diğer kardiyovasküler hastalıkların varlığında gelişir. Kardiyovasküler hastalıklara ait belirti ve bulgular nelerdir? İleri derecede kardiyovasküler hastalığı bulunan hastalarda sık bulunan yedi belirti ve bulgu, hastanın mevcut risk faktörleri ile birlikte ele alındığında doğru tanıya götürebilirler. * Dispne (nefes darlığı): Ağır bir egzersizden sonra nefes nefese kalmak normal kabul edilir. Eğer dispne bir aktivitenin ağırlığına uygun düşmüyorsa kalp hastalığına işaret ediyor olabilir. Dispne miyokard infarktüsünün veya konjestif kalp yetersizliğinin belirtisi olarak ortaya çıkabilir. * Göğüs ağrısı; Akut miyokard infarktüsünün klasik bir belirtisi olarak kabul edilir. Göğüs ağrısı, özofajit, peptik ülser hastalığı, hiatus hernisi, kas-iskelet ağrıları, akciğer embolisi ve diğer akciğer hastalıkları ile anksiyete durumları gibi kalple ilişkisi olmayan nedenlerden de kaynaklanıyor olabilir. * Çarpıntı; kişinin kendi kalp atışlarının farkına varması veya kalbin çok hızlı veya düzensiz çarptığına dair öznel bir histir. Bu genellikle geçici ve iyi huylu bir durumdur ve çoğu kez altta yatan bir kalp hastalığı yoktur. * Senkop, bayılma demektir. Birçok kardiyovasküler ve kardiyovasküler olmayan hastalıkla ilişkili olabilir. Genellikle, hipotansiyona (düşük kan basıncı) bağlı olarak beyne giden kan akımının azalması sonucunda beyin ****bolizmasında ortaya çıkan bozukluktan kaynaklanır. * Ödem, özellikle ayak bilekleri, bacaklar, gözler, göğüs duvarı veya karın duvarı çevresindeki dokularda şişme durumudur. Ekstremitelerdeki ödem çoğunlukla konjestif kalp yetersizliğinin belirtisi olarak ortaya çıkar. * Siyanoz, ciltte ve müköz membranlarda arteriyel kanın yetersiz oksijenlenmesi sonucu ortaya çıkan mavimsi renk değişikliğidir. Özellikle tırnak yataklarında ve dudak çevresinde belli olur. Nedeni ne olursa olsun, kardiyovasküer sistemin periferik dokulara yeterli miktarda oksijenlenmiş kan gönderemediği anlamına gelir. * Halsizlik; Kalp hastalığı olan hastalarda kalbin dokulara yeterli miktarda kan ve oksijeni pompalama gücünü yitirdiğinde halsizlik oldukça sık karşılaşılan bir yakınmadır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #25 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | SORU: Koroner kalp hastalığını oluşturan risk faktörleri nelerdir? Nasıl korunabiliriz? (Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kardiyoloji Bölüm Sorumlusu Dr. Nuri Çağlar) Koroner kalp hastalığında değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörleri vardır. Ailede erken yaşta kalp krizi geçiren bireylerin bulunması, erkek cinsiyet ve ileri yaş değiştirilemeyen risk faktörleridir. Değiştirilebilen önemli risk faktörleri ise sigara kullanımı, şeker hastalığı, hipertansiyon ile kan kolesterolü ve trigliseridlerin yüksekliğidir. Sigaranın bırakılması, kan yağlarının düşürülmesi, şeker hastalığının ve hipertansiyonun erken yaşlarda tanınarak etkin biçimde tedavi edilmesi koroner kalp hastalığını önler (birincil koruma). Oluşmuş olan koroner hastalığın ilerlemesini yavaşlatır (ikincil koruma). Her erişkin kan basınçlarını ölçtürmeli, normal ise en az 2,5 yılda bir tekrarlanmalıdır. Ailesinde hipertansiyon öyküsü olanlar, şeker hastaları, şişmanlar ve kan yağlarında yükseklik bulunanlar ölçümleri daha sık yaptırmalıdır. Hipertansiyon tek başına kalp hastalığı riskini 2-3 kat artırır. Bu nedenle kan basıncı yüksekliği zamanında ve etkin tedavi edilmelidir. 20 yaş üzerindeki kişiler en az 5 yılda bir açlık kan yağları düzeylerini (toplam kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol, trigliserid) ölçtürmelidir. Kolesterol düzeylerindeki her yüzde 1 lik düşüşün koroner kalp hastalığı riskini yüzde 2 oranında azalttığı belirlenmiştir. 45 yaş üzerindeki her erişkin kan şekerini ölçtürmeli, değerler normal ise her 3 senede bir ölçümler tekrarlanmalıdır. Şişman olanlar, birinci derecede akrabalarında şeker hastalığı olanlar,doğum ağırlığı yüksek bulunanlar, gebelik sırasında kan şekeri yüksek bulunanlar, hipertansiyonu olanlar, HDL kolesterol 40 mg / dl nin altında ve trigliserid düzeyleri 250 mg / dl nin üzerinde olanlar ve daha önce kan şekeri ölçümleri yüksek bulunanlar kan şekeri ölçümlerini daha erken yaşlarda ve daha sık yaptırmalıdır. Kan şekeri yüksekliği tespit edildiğinde diyet ve ilaçla tedavi edilmeli, hastada diğer risk faktörleri de aranarak daha sıkı takip ve tedavi edilmelidir. Haftada 3- 4 kez 30 dakika süre ile orta derecede dinamik egzersiz (tempolu yürüyüş gibi) yapılmalı, gün içerisindeki fizik aktivite artırılmalıdır. Birinci derecede akrabalarında koroner arter hastalığı olanlar risk faktörlerinin değerlendirilmesi için doktora başvurmalı. Hipertansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik ve şişmanlık gibi risk faktörleri olanlar hekim kontrollerini aksatmamalıdırlar. SORU: Enfarktüs ne demektir? (Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. Yusuf Kenan Yalçınbaş) Miyokart enfarktüsü, kalbi besleyen koroner damarların çok defa bir pıhtı ile tıkanması sonucu oluşur. Böyle bir durumda tıkanmış olan koroner damarların beslediği kalp kası oksijensiz kaldığı için kalbin o bölgesinde bir harabiyet meydana gelir. Halk arasında kalp krizi olarak adlandırılan bu olay sırasında hastalardan üçte biri ani ölümle hayatını kaybetmektedir. Tıkanmış olan koroner damarın 2-4 saat içinde yapılacak girişimlerle yeniden açılması halinde kalp krizleri, enfarktüs oluşamadan atlatılabilir. Bunun için ileri teknoloji ile donatılmış, uzmanlaşmış doktor, hemşire ve teknisyen kadrolarının 24 saat çalıştığı kalp krizi merkezlerine ihtiyaç vardır.Bu merkezlerde kalp krizi geçirmekte olan hastalar derhal anjio labaratuvarına alınır, tıkalı olan kalp damarı katater yolu ile yerleştirilen bir stent ile açılarak enfarktüs önlenebilir. Kateter ile açılması mümkün değilse, hasta hemen koroner by pass ameliyatına alınarak miyokart enfarktüsü oluşmadan hayata döndürülebilir. SORU: Koroner kalp hastalığının belirtileri nelerdir? (Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Nevnihal Eren) Koroner kalp hastalığında kalbe kan götüren ve kalp kasının beslenmesini sağlayan atardamarların daralması ve kalbe yeteri kadar kan taşıyamaması söz konusudur. Atardamarlar damar sertliği plakları ile yavaş yavaş daraldığında, dinlenmede kalp adalesi yeteri kadar kanlanabilir ancak egzersiz sırasında kalp kasının oksijen ihtiyacı arttığı için daralmış koroner damarlardan kalp adalesine giden kan yeterli olmaz. Bu koşullarda hasta egzersiz sırasında göğüs ağrısı hisseder ve ağrı istirahatle veya damar genişletici ilaçlarla geçer. Ağrı her iki kola ve çeneye yayılabilir. Bazen mide ağrıları ile karışabilir. Egzersiz sırasında bayılma, egzersiz sırasında nefes darlığının olması yine koroner hastalığının belirtisi olabilir. Bu belirtilerin herhangi birinin bulunması durumunda doktora danışılmalı ve tetkikler yapılarak belirtilerin kalp hastalığına bağlı olup olmadığı ayırt edilmelidir. Özellikle yaşlılarda ve şeker hastalarında koroner arter hastalığı olduğu halde göğüs ağrısı olmayabilir. Bazen de damardan belirgin darlık yapmayan ancak kolesterolden zengin ve yumuşak plaklarda ani çatlama olur, plak içeriği kan ile temas eder ve vücut bunu bir damar yaralanması olarak algılayarak çatlamış olan plak üzerine pıhtı yığılır. Damar hızla ileri derecede daralarak dinlenmede şiddetli göğüs ağrısı olur. Damar tam olarak veya tama yakın tıkanırsa kalp krizi meydana gelir. Kalp krizinde bulantı, kusma, fenalık hissi, şiddetli göğüs ağrısı olur. Bu koşullarda zaman kaybetmeden hasta ambulansla en yakın hastaneye nakledilmelidir. Tedavinin başarısında zaman çok önemlidir. SORU: Bir kimse hiçbir şikayeti olmadan kalp hastası olabilir mi? (Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Sorumlusu Doç. Dr. Cem Alhan ) Damarlardaki daralma ancak yaklaşık yüzde 60-70 gibi ileri bir seviyeye geldikten sonra ancak şikayete yol açmaktadır, ki bu da oldukça ileri bir aşama demektir. Hastaların yaklaşık yüzde 30'unda ise kalp damarları tamamen tıkalı olmasına rağmen hiçbir şikayet ve bulgu vermemektedir. Hastalar bunu günün birinde kardiyoloji kontrolünde sürpriz olarak öğrenmektedirler. Bu oran diyabetik yani şeker hastalarında çok daha yüksektir. Şeker sinir uçlarını zayıflattığından, hasta herhangi bir şikayet hissetmemektedir. Koşarken, yüzerken, spor yaparken vs. herhangi bir şikayeti olmaması asla kalp damarlarının normal olduğu anlamına gelmemektedir. SORU: Çocuklarda görülen kalp hastalıkları, doğum öncesi tespit edilebilir mi? Yeni doğan bebeklerde kalp ameliyatı yapılabilir mi? (Acıbadem Hastanesi Bakırköy Pediatrik Kardiyoloji Uzmanı Prof.Dr.Ayşe Sarıoğlu) Çocuk kalp hastalıklarının büyük bir çoğunluğu doğumsal hastalıklardır. Hamilelik sırasında fetal ekokardiyografi dediğimiz işlemle, anne karnındaki bebeğin kalbini görüntüleyerek doğumsal kalp hastalıklarının çok büyük bir oranda tespit edilebilir. Doğumsal kalp hastalıklarının önemli bir kısmında bebekler doğumdan hemen sonra bazı müdahale ve kalp ameliyatlarına ihtiyaç gösterirler. Doğumsal kalp hastalılığı tespit edilen bebeklerin doğumlarının, yenidoğan bebeklere kalp ameliyatları uygulayabilen merkezlerde gerçekleştirilmesi, bu bebeklerin yaşatılabilmesi ve sağlıklı bir çocuk haline getirilebilmesi açısından büyük önem taşır. Bazı doğumsal kalp anomalilerinde doğumdan hemen sonra yapılacak açık kalp ameliyatları ile tamamen düzeltilebilme şansı vardır. Aksi halde doğumdan birkaç hafta sonra bu imkan ortadan kalmaktadır. SORU: Kalp-damar hastalığı konusunda risk faktörleri nelerdir? (Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Sorumlusu Doç. Dr. Cem Alhan) Sigara Kolesterol yüksekliği Diyabet Hipertansiyon İleri yaş Erkek cinsiyet ve menopoz sonrası bayan cinsiyet Ailede kalp damar hastalığı hikayesi olması Göbek çevresinden alınan kilolar Fiziksel aktivitenin az olması Homosistein yüksekliği Hs-CRP yüksekliği İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #26 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Psikososyal stresler SORU: Damar sertliği (ateroskleroz) nedir? (Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erkan Ekicibaşı) Yaygın bir hastalık olan ve tüm damar sistemini etkileyen damar sertliğinin gelişimi çocukluk yaşlarından itibaren başlamaktadır. Hastalığın belirtilerinin ileri yaşlarda görülmesi nedeni ile erken yaşlarda tanısı zordur. Günümüz bilgilerine göre damar sertliği , belirli bir genetik altyapı ve riske sahip kişilerde, çevresel risk faktörlerinin etkisi ile ortaya çıkan bir durumdur. Damar sertliği oluşumunda yüksek kolesterolün yanında diyabet, hipertansiyon, sigara içimi ve genetik geçişin rolü kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda yüksek kolesterol düzeylerinin düşürülmesiyle, damar sertliği riskinin azaldığını gösteren oldukça fazla bulgu tedaviye yansımıştır. SORU: Daralmış koroner damarlar neden göğüs ağrısına yol açar? (Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kemalettin Şişli) Vücudun her yerinde o bölgeye kan, dolayısı ile de dokunun kullanacağı gıda maddeleri ve oksijeni taşıyan damar sistemleri vardır. Koroner damarlar da kalbin kendisini besler. Kalbi besleyen atardamarlarda daralma veya tıkanıklık olduğunda kalp gerekli gıda ve oksijeni alamaz. Kalp gereğinden daha az besin ve oksijenle çalışmak zorunda kalır. Fiziksel yorgunluk, stres ve ağır yemeklerden sonra kalbin daha fazla çalışması gerektiğinden oksijen ihtiyacı artar. Daralmış olan damar yatağı oksijen ihtiyacını karşılayamaz ve bu göğüs ağrısına neden olur. Kalp damarlarının hepsi açıksa sorun yoktur. Bir veya birkaçının iç hacmi daralmış ise göğüs ağrısı (anjina) oluşur. Eğer damar tamamen tıkanır ve kan akımı durursa, kalp krizi gelişir. Kalp krizinde yeni tedavi yöntemi: Kök hücre SORU: Kök hücre nedir?SORU: Kök hücre nedir? (Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Dağdelen) Kalp hastalıklarının tedavisinde cerrahi yöntemler, ilaç tedavisi ve "yaşam değişikliği" tedavileri uygulanıyor. Kök hücre uygulamaları bilimsel araştırmalar aracılığıyla çok önemli noktalara gelmiştir. Gelecek açısından ümit vaad edicidir ve bu konudaki araştırmalar devam etmektedir. Günümüzde daha çok henüz yeni kalp krizi geçirmiş hastalar üzerinde çalışılıyor. Son yıllarda uygulanmakta olan kök hücre naklinde birkaç yöntem bulunuyor. "Direk injeksiyon" yönteminde kalbin içine bir "kateter" yoluyla girilip, "injeksiyon" yapılarak kök hücreler naklediliyor. İkinci yöntemde, kalp damarının içine girilerek damar açılıyor. Ardından damarın içine balon konularak, balonun içinden kök hücreler, kalbin odacıklarını besleyen özel bölgeye yerleştiriliyor. Üçüncü yöntemde ise, by-pass gerektiren hastalara ameliyat sırasında kalp açılmışken kalbin üstüne iğneyle bu kök hücreler veriliyor. Hastanın kendi kanından elde edilen kök hücreler hasarlı kalp bölgesine koroner anjiografi laboratuarında lokal anestezi yerleştirilerek canlanma sağlanmaya çalışılıyor. Bu yarar 3-6 ay sonra bekleniyor, her hastada arzu edilen kadar başarılı olamayabiliyor. SORU: Kalbi durdurmadan veya çalışan kalpte yapılan koroner bypass ameliyatından bahsediliyor. Bu işlem her hasta için uygulanabilir mi? (Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ersin Erek) Açık kalp cerrahisi teknikleri ile yapılan koroner bypass ameliyatlarında,kalp ve akciğer durdurularak hasta kalp akciğer makinesine bağlanır ve ameliyat bu şekilde tamamlandıktan sonra kalp akciğer makinesi devreden çıkarılır.Bu sistem birçok hastada sorun yaratmadan uygulanabilmektedir,ama tamamen sorunsuz olduğu söylenemez. Son yıllarda kalp akciğer makinesi kullanılmadan çalışan kalpte bypass ameliyatları uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bu tekniğin klasik tekniğe üstünlük sağlayıp sağlamadığı yapılan çalışmalarda net bir şekilde ortaya konamamıştır. Başlangıç dönemlerinde popülerite kazanan bu teknik artık birçok merkezde giderek azalan sayıda ve daha seçilmiş hastalara uygulanmaktadır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #27 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalp krizini erken tanıyın Kalp krizi geçiren hastaların tedavisindeki başarının en önemli kriteri erken teşhistir Kalp krizi, tüm gelişmelere rağmen, ne yazık ki hâlâ dünyada ölüm nedenleri sıralamasında birinci olma özelliğini korumaktadır. Kalp krizi vakalarının büyük bir kısmı, daha önce ciddi bir belirti vermeksizin, aniden ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak önemli oranda ani ölümler oluşur. Turgut Özal, Barış Manço, Kemal Sunal ve Cenk Korayın ani ölümleri bu konuda gördüğümüz en bilinen örneklerdir. Ünlü televizyoncu Cenk Korayın ölümüyle son günlerde tekrar gündeme gelen kalp krizi hakkında çok şey konuşuldu. Ancak hastalığın nedenleri, belirtileri ya da tedavi yöntemleri üzerinde fazla durulmadı... Kalp krizi öldürüyor Kalbin kendisini besleyen üç damar ve bunun yan dallarına koroner arterler denir. Damar sertliği nedeniyle koroner damarlarında oluşan darlıkların kan pıhtısıyla tamamen ve aniden tıkanması sonucu beslediği kalp kasının ölümüne kalp krizi denir. ABD de yılda 1,5 milyon kişi (yaklaşık 20 saniyede 1 kişi) kalp krizi geçirmektedir. Kalp krizi tüm ölüm nedenlerinin başında gelip ani ölümlerin en önemli nedenidir. Kalp krizi nedeniyle meydana gelen ölümlerin yüzde 50si ilk bir saat içerisinde olmaktadır. En tipik belirti göğüs ağrısı Kalp krizinin en tipik belirtisi göğüs ağrısıdır. Göğsün orta kısmında geniş bir alanda ağrı, yanma, baskı, sıkışma, ağırlık gibi 20 dakikayı geçen bir rahatsızlık hissedilir. Bazen göğüs ağrısı daha çok sol kola veya her iki kola, boyna, alt çeneye, mide kısmına ve sırta yayılma gösterebilir. Özellikle yaşlı ve şeker hastalarında ağrı olmayabilir, ani bitkinlik veya ani nefes darlığı şikayetleriyle belirebilir. Göğüs ağrısı ile birlikte terleme, bulantı, kusma veya ölüm korkusu olabilir. Bununla beraber yemek borusu, mide, bağırsak, akciğer, pankreas, safra kesesi ve göğüs kaslarının hastalıkları ile de karışabilir. İlk saatler altın değerinde Tecrübeler şunu göstermiştir ki hiç kimse kendine kalp hastalığını yakıştırmamakta ve şikayetleri başka şeylere yorumlamaktadırlar. Böylece doktora gitmeyen ve kalp krizi geçiren hastalar çok büyük ölüm riski almaktadırlar. Bu dönemi sağ olarak atlatan hastalar ise tedavi için altın değerindeki ilk saatleri tedavisiz geçirerek tedavisi mümkün olmayan ve ömür boyu bunun acısını çekeceği ciddi kalıcı kalp hasarlarına maruz kalırlar. Koroner Yoğun Bakım Ünitelerinin önemi Kalp krizi geçiren hastalar mutlaka koroner bakım ünitelerinde takip ve tedavi edilmelidir. Burada sürekli kan basınçları, kalp atışları, EKG si takip edilen hastada oluşabilecek en küçük bozukluk anında tedavi edilebilir. Bu dönemde ölümlerin en büyük nedeni olan ölümcül ritim bozuklukları şok aleti ile kolayca tedavi edilebilir. Yetersiz kalp atışları veya kalbin durması halinde geçici kalp pili (pacemaker) takılarak hasta sağlığına kavuşturulabilir. Bu ünitede yapılan modern tedavilerle kalp hasarı azaltılabilir. İlk saatlerde kan pıhtısıyla tıkanmış damarın trombolitik tedavi (pıhtı erici tedavi) ile erkenden açılması sayesinde kalp hasarı en aza indirilebilir. Bu nedenle hastanın şikayetinin başlaması ile koroner bakım ünitesine yatması arasında geçen zaman çok önemlidir. Hasta ne kadar erken gelirse tıkalı kalp damarı o kadar erken açılır ve kalpteki kalıcı hasarda o kadar az olur. 6 saatten sonra gelen hastalarda kalpteki hasar en yüksek düzeydedir. Risk faktörlerine dikkat Kalp krizine neden olan bazı risk faktörleri belirlenmiştir. Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kanda kolesterol yüksekliği, yağlı beslenme, aşırı kilo, hareketsiz yaşam, sinirli kişilik yapısı, stres ve aile yakınlarında kalp hastalığı olması bu hastalık için risk oluşturmaktadır. Hastalığın gizli seyredip aniden ortaya çıkması nedeniyle bu hastalığı normal check-up programları ile tespit etmek mümkün değildir. Hastalığın erken tanısı ancak bir kardiyologun önerebileceği incelemeler sonrası konabilir. Bu nedenle, 40 yaş üzeri sağlıklı görünen ve yukarıdaki risk faktörlerinden 2 tanesini bulunduran özellikle erkeklerin kardiyolojik check-up yaptırması faydalıdır. Bunun yanında göğsünde rahatsızlık olan kişilerin erken dönemde bir kardiyologa görünmesi gerekir. Bir Kardiyoloji Check-up programında hangi testler yer alabilir? Nisa Hastanesi Kardiyoloji Ünitesi hastalarına aşağıdaki Kardiyoloji Check-up programını uyguluyor. * Kardiyolog muayenesi * EKG * Renkli doppler ekokardiyografi * Efor testi * Kan şekeri * Üre * Lipit profili * Trigliserit * Total kolesterol * HDL * LDL * VLDL İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #28 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölümlerin ilk nedeni kalp hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Kalp hastalıklarının büyük bir kısmı daha önce ciddi bir belirti vermeksizin aniden ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak önemli oranda ani ölüm oluşmaktadır. Barış Manço, Kemal Sunal ve Cenk Koray örneklerinde olduğu gibi sizde yakın çevrenizde bu şekilde ölümlere tanık olmuşunuzdur. Kalp hastalıklarının erken ve doğru teşhisi, gizli kalp hastalığını ortaya çıkarmak ancak ileri teknoloji ürünü cihazlarla yapılabilmektedir. Günümüzde bilgisayar teknolojisinin ilerlemesine paralel olarak kalp hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgili cihazlarda önemli gelişmeler olmuştur. Renkli doppler ekokardiyografi Kalbin içini gösteren bir cihazdır. Kalbin yapısı ve fonksiyonları ile ilgili bilgiler verir. Kalp kapakları, kalp kasları, kalbe giren ve çıkan büyük damarlar, kalp boşlukları ve kalbin zarını incelemek mümkündür. Ayrıca Kalp fonksiyonları ve kan akımları ile ilgili yararlı bilgiler verir. 15 dakikada, hastaya hiçbir zarar ve acı vermeden yapılan bu inceleme ile hemen hemen bütün kalp hastalıkları hakkında bilgi edinilip büyük çoğunluğunada ( kalp romatizması, kapak hastalıkları, kalp yetersizliği, kalp krizi, doğumsal kalp hastalıkları gibi) başka bir incelemeye gerek kalmadan kesin tanı konabilir. Efor testi (treadmill) Hasta, dönen bir bant üzerinde yürütülerek kalp hızı artırılır. Bu sırada hastadan alınan elektrotların bilgisayarda analizi yapılır. Normal EKGde görülmeyen bozukluklar bu test sayesinde ortaya çıkarılır. Bu test genelde kalp damarlarında darlık olan hastaları ortaya çıkarmak ve hastalığın ciddiyetini tespit etmek, kalp krizi geçiren hastalarda risk belirlemek, tedavi sonuçlarını takip etmek için kullanılır. Bunun yanında eforla tansiyon yükselme derecesi, efor kapasitesinin ölçülmesi, eforla ortaya çıkan ritim bozukluklarının tanısında da önemli rol oynar. Göğüs ağrılarının değerlendirilmesinde önemli bir tanı aracıdır. Göğüs ağrısının kalpten kaynaklanıp kaynaklanmadığını tesbit eder. Özellikle 40 yaş üstü hiçbir şikayeti olmayan kişilere de gizli kalp hastalığının tanısı için faydalı olabilir. Holter Cep telefonu gibi kemere bağlanan bir cihaz olup hasta günlük normal yaşamını sürüdürürken 24 saat boyunca kalp elektrosunu kaybeder. Bu alet sayesinde muayene sırasında görülmeyen fakat gün içerisinde kısa süreli olup geçen çarpıntılar, göğüs ağrıları, baygınlık hissi gibi kalpten kaynaklanan tüm ritm bozuklukları tesbit edilebilir. Koroner Yoğun Bakım Kalbi besleyen damarlardan birinin kan pıhtısı ile aniden tıkanması sonucu kalp krizi oluşur. Kalp krizi geçiren hasta özellikle ilk saatlerde daha fazla olmak üzere ilk günlerde hayati tehlikesi çok yüksektir. Bu nedenle bu tür hastalar KBÜlerinde takip ve tedavi edilmelidir. Bu ünitede yapılan tedavi ve müdahaleler sayesinde ölüm oranı belirgin derecede azalır. Tıkalı olan kalp damarı trombolitik tedavi (Pıhtı eritici tedavi) ile açılıp kalp krizi durdurulabilir. Hastanın ölümüne neden olan ritim bozuklukları defibrilatör(şok aleti) aleti ile kolayca düzeltilebilir. Yetersiz kalp vuruları olan veya tamamen duran kalp takılan geçici pacemaker (kalp pili)sayesinde tekrar sağlığına kavuşturulabilir. Kalp için check-up Normal bir check up programı ile gizli kalp hastalığını ortaya çıkarmak mümkün değildir. Muayene ve ileri kalp testlerinin aynı kardiyolog tarafından yapılması hataları en aza indirir. Bu şekilde tavsiye edilen bir programda aşağıdaki parametreler bulunmalıdır. * Kardiyolog muayenesi * EKG * Renkli Doppler Ekokardiyografi * Efor Testi * Kan şekeri, üre, kolesterol, trigliserid. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #29 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | KORONER ANJIOGRAFI Koroner anjiografi, özel bir kamera ile kalbinizin atar damarlarinin incelendigi bir röntgen film çekimidir. Islemi kateter laboratuarinda gerçeklestirilir. Islemi gerçeklestiren doktorunuz kolunuzdaki veya bacaginizda büyük atar damarlarin birine ince küçük bükülebilir bir boruyu (katater) yerlestirir. Daha sonra kalbinizi besleyen küçük atar damarlarin (koroner damarlar) çiktigi en büyük atar damara (aorta) kadar ilerletir. Daha sonra katater koronerlerin aortaya giris yerlerine yerlestirilerek, koroner arterlerinize, boyali bir madde verilir. Böylece çekilen filmlerde koroner damarlariniz görüntülenebilir ve hangi bölgelerinde ne kadar darlik oldugu tesbit edilebilir. Anjiografi doktora hangi bilgileri verir? Anjiografi koroner arter hastaligi bulunup bulunmadigini gösteren en dogru yöntemdir. Damar sertligi nedeni ile koroner arterlerin hangi bölgesinin ne kadar daraldigini ve / veya tikanigini tesbit edebilir. Kalp kateterizasyonu ile kalp kapaklarinin ve duvarlarinin islevlerindeki kusurlar da gösterilebilir. Anevrizma (kalbin bir bölümünün, kalp krizi sonrasi, disari dogru bombelenmesi) veya kalp delikleri gibi dogumsal kalp hastaliklainin teshisi için de kullanilabilir. Doktor kataterin nereye yönlendigini nasil görebilir? Islem bir röntgen kamerasi kullanilarak gerçeklestirilir. Doktorunuz, katateri bu kamera araciligi ile görüntüleyerek yönlendirir. Siz kataterin bu hareketinin farkinda bile olmazsiniz. Katater yerine yerlestirildikten sonra ne olur? Katater yerine yerlestirildikten sonra doktorunuz katater araciligi ile vücudunuz için zararli olmayan bir boyali maddeyi, kataterin içersinden enjekte edecektir. Bu boya kan ile karistiginda, tüm koroner damar sistemimiz, röntgen kamerasi tarafindan görüntülenip kaydedilebilecektir. Doktorunuz degisik açilardan film kayitlari yaparken bu boyali maddeyi birkaç kez enjekte edecektir. Anjiografi sirasinda agri duyacak miyim? Katater laboratuarina girmeden önce biraz rahatlamanizi saglayacak sakinlestirici bir ilaç verilecektir. Çogu kisi islem sirasinda agri hissetmez. Bazi hastalar ise canlarinin hafif acidigini ifade etmektedirler. Ayni disçide oldugu gibi islemin uygulanacagi bölge lokal bir anestezik ile uyusturulacaktir. Bu sirada bir igne batmasi hissedeceksiniz. Boyali maddenin enjeksiyonu agri hissi vermeyecektir. Bu madde verilirken, sicak basmasi ve kizarma hissedebilirsiniz. Bu his 20-30 saniye sürecektir. Islemin sonunda, kalbinizin içini görüntülemek için, daha büyük miktarda boyali madde verilecek ve bu sirada daha fazla sicaklik hissedeceksiniz. Bu his aci vermeyecek ve çok kisa sürede geçecektir. Bazi kisilerde boyali maddeye karsi allerji buna bagli kasinti ve kizarikliklar gelismekte bu islem sirasinda verilen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Daha önce allerji veya astim öykünüz var ise veya daha önce örnegin böbrek filmi veya diger damarlarinizin filmi çekilirken allerjik reaksiyon gelisti ise islemden önce bunu doktorunuza söylemelisiniz. Islem sirasinda kisa süreli gögüs agriniz olabilir. Oldugu takdirde doktorunuza haber vermelisiniz. Boyali madde neden gereklidir? Kalp ve koroner damarlar içersindeki kan röntgen filmi ile görüntülenemez. Boya veya kontrast madde, koroner damarlari ve kalbin içini X isinlari ile görünür hale getirir. ANJIOGRAFI ÖNCESINDE VE ISLEM SIRASINDA YAPILMASI GEREKEN ISLEMLER Her hastanenin koroner anjiografi için uyguladigi olaign islemler degisiktir. Bu nedenle sorulariniza verilen cevaplar genelde uygulanan metodlari tarif edecektir. Bunlarda her hastaneye özgü degisiklikler olabilecektir. Koroner anjiografi için hastaneye yatmam gerekecek mi? Evet. Koroner anjiografi için hastaneye yatis islemlerinizin yapilmasi gerekmektedir. Ancak isleminizin günün erken saatlerinde yapilabildigi takdirde o gece de kalabilirsiniz. Islem nerede yapiliyor? Anjiografi, katater laboratuari denilen özel donanimli bir laboratuarda uygulanmaktadir. Islemden önce herhangi bir test yaptirmak gerekiyor mu? Doktorunuz gerekli testleri yaptiracaktir. Islem için geldiginiz gün daha önce yapilan tüm tetkikleri yaninizda getirmeniz gerekecektir. (Kan testleri, akciger röntgeni, elektrokardiyogram var ise önceki anjiografi veya ameliyat raporlariniz vs.) Anjiografiden önce yemek yiyebilir miyim? Doktorunuz bir gün önce yiyecekleriniz için size bilgi verecektir. Sürekli kullandiginiz ilaçlar var ise bunlari anjiografi sabahi alip almayacaginizi doktorunuza sorun. Genellikle islemin uygulanacagi gün, sabah kahvalti etmeden gelmeniz gereklidir. Seker hastasi iseniz, sabah kan sekerin düsürücü ilaçlar aliyorsaniz, ilacinizi almadan aç olarak geliniz ve gelir gelmez durumunuzu hemsirenize bildiriniz. Anjiografi hemen yapilmadigi takdirde, kan sekerinizin çok düsmemesi için hafif bir ögün yemenize izin verilecektir. Anjiografiye nasil hazirlanmaliyim? Anjiografi için hangi alanin kullaniiacagina bagli olarak kol veya bacak, kasik trasi olmaniz ve o bölgeyi temizlememiz gerekmektedir. Bu alan islem sirasinda tamamen steril (mikropsuz) bir örtü ile kapatilacaktir. Laboratuvar personeli de tamamen mikroptan arindirilmis giysi ve eldivenler giymis olacaklardir. Dolasiminizin daha iyi izlenebilmesi için tirnak cilalarinizin silinmis olmasi gereklidir. Laboratuvarin neresinde olacagim? Genellikle laboratuvarin ortasinda yerlestirilmis, bir muayene masasina yatmaniz istenecektir. Bu masa filmlerinizi çeken kameranin hemen altinda olacaktir. Kamera hareket edecek mi? Evet. Damarlari çesitli açilardan görüntülemek için her poz alindiktan sonra kameranin yeri degisecektir. Laboratuvarda baska cihazlar var mi? Evet. Islem sirasinda kan basincinizi ve kalp ritminizin izlendigi ekranlara baglanacaksiniz. Islem sirasinda uyanik mi olacagim? Test sirasinda doktorunuzun sordugu sorulari cevaplamak için uyanik olacaksiniz. Islemden 1 saat önce gevsemenizi saglayacak sakinlestirici bir ilaç verilecektir. Ancak bu sizi uyutmayacaktir. Filmler çekilirken derin nefes alip, nefesinizi tutmaniz istenecektir. Bundan sonra nefes almaniz veya öksürmeniz istenebilir. Neler olup bittigini görebilecek miyim? Evet. Istediginiz takdirde islemin bir kismini televizyon ekranindan izleyebilirsiniz. Zaman zaman islemi yapan ekip elemanlari görüntünüzü engellese de ekranda kalbinizin hareketini koroner damarlarinizi görebilirsiniz. Katater ne zaman uygulanacak? Kataterin girisini hiç hissetmeyeceksiniz çünkü kataterin uygulandigi alan daha önceden uyusturulmus olacak. Islemin basladigini ilk kez ekranda kalbinizi gördügünüzde anlayacaksiniz. Bunu hissetmeden önce doktorunuz size haber verecektir. Kataterin, boyali maddeyi iletmekten baska islevi var mi? Evet. Bir ölçüm cihazina baglanarak, katater araciligi ile kalp bosluklarinda ve büyük damarlardaki basinçlari ölçülebilir. Yine bosluklardan kan örnekleri alinarak, oksijen miktarlari ölçülebilir. Anjiografi islemi ne kadar sürecek? Her bir katater için gereken süre degisiktir. Hasta ile ilgili kisisel faktörlere, doktorun ne aradigina ve baska diger faktörlere baglidir.. ISLEMDEN SONRASI Katater ne zaman çikarilacak? Islem bittiginde katater yerinden çikartilarak, kanamayi önlemek için kataterin uygulandigi alana basinç uygulanacaktir. Uygulama alani kasikta ise, bir süre bunun üzerine, yine kanamayi önlemek için kum torbalaii konacaktir. 6-8 saat süre ile bu bacagi haraket ettirmeden yatmaniz gerekecektir. Katater uygulanan alan kol ise buraya siki bir sargi uygulanacaktir. Anjiografiden hemen sonra ne olacak? Katater laboratuvarindan yataginiza döndügünüzde doktorunuz da onayladigi takdirde hemen yemek yiyebilirsiniz. Uyuyabilirsiniz. Ancak zaman zaman hemsireniz, kan basinciniz, nabiz ve katater uygulanan yerin muayenesi için sizi uyandirabilecektir. Anjiografiden sonra agri duyacak miyim? Kataterin uyguladigi bölgede hassasiyet ve rahatsizlik hissi duyabilirsiniz. Bu sizi çok rahatsiz ediyor ise doktoronuza veya hemsirenize haber veriniz. Sizi rahatlatacak bir agri kesici verecektir. Uygulama alaninda morluk ve hafif sislik hissederseniz panige kapilmayin. Bu renk deiisikliii genislerse veya baska bir rahatsizlik hissederseniz bunu hemsirenize haber vermekten çekinmeyin. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #30 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | ANJIOGRAFI SONUÇLARI Doktorunuzun size anlatacaklarini tam olarak anlayabilmeniz için kalbin basitçe nasil isledigini anlamak gerekir. Vücudun alt ve üst bölümlerinden gelen kan, toplar damarlar (venler) araciligi ile sag kalbe gelmekte ve sag kulakçigia dolmaktadir. Daha sonra, bir kapaktan geçerek, daha asagida bulunan bir baska bosluga, sag karinciga dolmaktadir. Sag karinciktan akcigere pompalanarak burada karbondioksit içerigini bosaltip, oksijenlenir. Akcigerde oksijenlenen kan bu kez kalbin sol odaciklarina gelerek, kalpten çikan büyük damar (aort) araciligi ile tüm vücuda pompalanir. Anjiografi ile doktorum hangi bilgilere ulasabilir? Anjiografi ile koroner damarlarin hangi bölgesinde ne kadar darlik oldugu veya hangi bölgenin tikandigini saptayabilir. Bu noktalarda kan damarda serbestçe akamaz ve gögüs agrisina (anjina pektoris) neden olur. Bazen koroner anjiografiyi degerlendirerek doktorunuz cerrahi ve balon ile tedavi önerebilir. Daralmis olan koroner damarlar neden gögüs agrisina neden olur? Vücudun her yerinde o bölgeye kan, dolayisi ile de dokunun kullanacagi gida maddeleri ve oksijeni tasiyan damar sistemleri vardir. Koroner damarlar da kalbin kendisini besler. Kalbi besleyen atar damarlarda daralma veya tikaniklik oldugunda kalp gerekli gida ve oksijeni alamaz. Kalp gereginden daha az besin ve oksijenle çalismak zorunda kalir. Fizik yorgunluk, stres ve agir yemeklerden sonra kalbin daha fazla çalismasi gerektiginden oksijen ihtiyaci artar. Daralmis olan damar yatagi oksijen ihtiyacini karsilayamaz ve bu gögüs agrisina neden olur. Semaya baktiginizda, koroner damarlarin kalbin dis yüzünü sardigini görürüz. Bu damarlarin hepsi açiksa sorun yoktur. Biri veya bir kaçinin iç hacmi daralmis ise gögüs agrisi (anjina) olusur. Eger damar tamamen tikanir ve kan akimi durursa, kalp krizi gelisir. Doktorum test sonuçlarini bana anlatacak mi? Evet. Koroner anjiografi islemleri bittikten sonra, islemi yapan doktor hastalari tek tek dolasarak, sonuçlari ve önerdigi tedavi sekillerini (ilaç tedavisi, balon anjioplasti veya cerrahi tedavi) açiklayacaktir. Sizinle tedavi seçeneklerini tartisacaktir. Kardioloji – Anjio Bölümü uzmanlari tarafindan hazirlanmistir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |