![]() |
| | #11 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalp ve buna baÄŸlı damarlardan oluÅŸan kalp damar sistemi, kan yolu ile vücuda gereksinimi olan oksijen ve besin maddelerini ulaÅŸtırmakla yükümlüdür. Vücutta 2 çeÅŸit dolaşımdan söz etmek mümkündür: Küçük dolaşım: Kanın akciÄŸerler yolu ile oksijenlenmesini saÄŸlar. Kalbin saÄŸ tarafı bu iÅŸe adanmıştır. Organlar tarafından kullanılıp oksijenden fakirleÅŸen kan (kirli kan! Aslında kirli deÄŸildir, nedense böyle bir yanlış ifade kullanılmıştır!) vena cava inferior ve vena cava superior denilen büyük toplardamarlar yolu ile saÄŸ atriuma gelir. Buradan triküspit kapak ile saÄŸ ventriküle geçer. SaÄŸ ventrikül kasılarak gelen bu kanı pulmoner artere (akciÄŸer atardamarı) atar ve bu damar ile kanın akciÄŸerde oksijenlenmesi saÄŸlanır. Büyük dolaşım Büyük dolaşım ise akciÄŸerde oksijenden zengin hale gelen kanı organların kullanması için vücuda gönderen sistemdir. Kalbin sol tarafı bu iÅŸten sorumludur. Oksijenden zenginleÅŸen kan (temiz kan! Bu da nedense yanlış adlandırılmıştır!) akciÄŸerden dönen pulmoner venler (akciÄŸer toplardamarları) yolu ile sol atriuma ve buradan da mitral kapaktan geçerek sol ventriküle gelir. Sol ventrikül ise kendisine gelen bu kanı aort damarı ile vücuda gönderir. Aort, kalpten çıkan en büyük atardamardır. Aort kalpten çıktıktan sonra kalp dahil çeÅŸitli organlarımıza ve dokularımıza beslenmeleri ve oksijenlenmeleri için dallar vererek karnın alt taraflarına kadar devam eder. Kanın bu ÅŸekilde kalbin içinde dolaÅŸması kalbin belli bir düzende kasılması ile mümkün olur. Önce atriumlar kasılarak içindeki kanı ventriküllere boÅŸaltır, sonra ventriküller kasılarak içindeki kanı aort ve pulmoner artere gönderir. Kalbin bu ÅŸekilde mükemmel bir zamanlama ile belli bir düzen içinde kasılması kalbin iletim sistemi ile mümkündür. Kanın kalp içinde devamlı ileriye doÄŸru akışı, geriye kaçmaması ise atrium ve ventriküllerin arasındaki kapaklarla, aort ve pulmoner arter baÅŸlangıçlarındaki kapaklar aracılığı ile olur. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #12 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | 3-2005/Radikal) Kalbinizdeki rahatsızlık nedeniyle doktora gittiniz. Çeşitli incelemelerden sonra bazı tedavi seçenekleri sunuldu. Hastaneye gitmeden önce sizi bekleyen olası süreci Siyami Ersek Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Klinik Şefi Doç. Dr. Azmi Özler anlattı. Koroner kalp hastalığı İlaç tedavisi: Tanı yöntemleriyle kalp damarlarınızda çok önemli olmayan darlıklar belirlenmişse tedavi, damar açıcı, kolesterol düşürücü, tansiyon ayarlayıcı gibi ilaçlarla yapılır. Ancak damar tıkanıklığı riskine karşı fazla kilolarınızdan, sigaradan ve sağlıksız besinlerden de kurtulmalısınız. Balon ve stent: Damarlarınızdaki daralmalar ciddiyse ya da tehlikeli bölgelerdeyse mekanik yollarla müdahale devreye girer. Balon tedavisinde, kasık atardamarından girilerek kalbin damarlarına doğru kılavuz bir tel itilir. Daha sonra bu tel aracılığıyla sönük bir balon darlığın olduğu bölgeye yerleştirilir. Dışarıdan elle kumanda edilen bir cihazla bu balon şişirilir ve birikmiş plaklar kırılır. Eğer hâlâ darlaşma eğilimdeyse bu kez damar içine, tükenmez kalem içindeki yaylara benzeyen 'stent' adı verilen çelik kafesler yerleştirilir. Cerrahi tedavi (baypas): Balon veya stent tedavisine uygun olmayan hastalara uygulanır. Baypas, darlık veya tıkanıklığın olduğu yere kan yönlendirme işlemidir. Bu yöntemde göğüs, kol ya da bacak damarlarından yararlanılarak tıkalı damarın yanına ikinci bir yol yapılır. Kan da yapılan bu yeni damardan geçer. İstatistiklere göre, göğüsten alınan damarların 10 yıl sonra açık kalma oranı daha yüksek. Baypas ameliyatları günümüzde kalp tamamen durdurularak ya da atarken yapılabiliyor. Göğüs kafesi tamamen açılabildiği gibi ufak kesilerden bu işlemi gerçekleştirmek mümkün. Türkiye'de de artık bu ameliyatlar robot yardımıyla yapılabiliyor. Ameliyat süresi, hastaya göre değişmekle birlikte genellikle iki-dört saat. Hasta operasyon sonrasında bir ay içinde normal yaşamına dönebiliyor. Kalp kapak hastalıkları İlaç tedavisi: Kalbin içindeki kan akımının ileri doğru hareket etmesini sağlayan dört kapak var: Mitral, pulmoner, triküspid ve aort. Bu kapaklar her kalp atımında kanı geçirmeleri gerektiği zaman açılır, kanın geri kaçmasını önlemeleri gerektiği zaman da kapanır. Eğer bu kapaklarda çok ciddi olmayan bir sorun varsa, hasta ilaçla tedavi edilir. İlaçlar mekanik rahatsızlığı ortadan kaldırmaz, sadece kapak rahatsızlığının kalp üzerindeki olumsuz etkilerini engeller. Hastaya düzenli testler yapılarak, ilerleme olup olmadığı belirlenir. Balon tedavisi: Mitral kapak darlığında balon tedavisi uygulanır. Dar olan kapağın içine bir balon sokulup şişirilir ve kapak açılır. Cerrahi tedavi: Kalp kapakları tamamen bozulmuşsa kapağın önce tamir edilmesi, bu olmuyorsa sökülmesi ve yerine yenisinin takılması gerekebilir. Kapak değişimlerinde birçok materyalden yararlanılır. Domuz ve sığır perikardı ya da titanyum gibi dayanıklı ****ller dışında kadavradan alınan kapaklar da kullanılabilir. Kapak seçimi kararı cerrah ve hastayla birlikte alınmalı. Eğer hasta genç bir kadınsa ya da çocuk doğurmayı düşünüyorsa bioprotez kapaklar önerilir. Çünkü bu kapak uzun süre kan sulandırıcı ilaç kullanımını gerektirmez. Dolayısıyla hasta gebeliğinde ilaç sorunuyla karşılaşmaz. Bu kapakların dezavantajı ise 10-15 sene içinde değiştirilme zorunluluğu. Bioprotez kapaklar genç kadınlar dışında 70-75 yaşın üstündeki hasta grubuna da uygulanabiliyor. İki grup dışında kalan tüm hastalara ****l kapak takılır. ****l kapağın bir olumlu bir de olumsuz tarafı var: Bioprotez kapağın aksine ömür boyu kullanılabiliyor, ancak hastanın yaşamı boyunca kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekli. Yine bu kapaklar diğerlerine göre dışarıya biraz ses yayabiliyor. Aritmiler Halk arasında çarpıntı olarak bilinen aritmilerin tedavisi çok geniş bir yelpazeyi içerir. Aritmiler bazen basit ilaçlarla, bazen de cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Sorun kalp kapak ya da koroner kalp hastalıklarında sık görülen kalbin düzensiz kasılmasıyla ilgiliyse bu kez devre elektroşok girer. Kalp bloku hastalıklarında (nabzın 40'ın altında atması) ilaçla tedavi edilmeye çalışılır. Başarılı olmazsa omuz toplardamarından girilip sağ kalp boşluğuna pil, sol köprücük kemiğinin altına da bataryası konulur. Kalbin hızlı ve düzensiz çalışmasına yol açan taşikardinin tedavisinde ise radyofrekans yöntemi kullanılıyor. Bu yöntemde önce ritmi bozan odak bulunuyor, ardından kasıktaki toplardamardan kalbe ince bir tel kabloyla giriliyor ve yüksek frekanslı radyo dalgarıyla bu odak yakılıyor. Kalp yetmezliği Tedavide kalp yetmezliğine neden olan hipertansiyon, koroner damarlarındaki darlık gibi altta yatan hastalığın tedavisi esastır. Bunun yanı sıra tuz kısıtlaması, egzersiz, kalp yetmezliğine yönelik ilaçlar tedaviyi tamamlıyor. Eğer kalp yetmezliğine kapak bozuklukları, kalp damarlarındaki darlıklar neden oluyorsa cerrahi yöntemlerle bunlar çözülür. Bazı hastalarda kalp nakli zorunlu olabilir. Yeni yöntemler daha zahmetsiz Robotik cerrahi: Bazı özel merkezlerde robot yardımıyla uygulanan bu yöntem kalp ameliyatlarını göğüs kafesini yarmadan yapma şansı tanıyor. Baypas ameliyatları, kapak tamirleri, kalp kulakçıkları arasındaki deliklerin kapatılması ve kalp yetmezliği çeken hastalara kalp pili takılmasında kullanılıyor. Bu yöntemin klasik cerrahiye göre getirisi şu: Açık kalp ameliyatlarında göğüs kafesi yaklaşık 20 santim açılır ve operasyon gerçekleştirilir. Oysa robotik cerrahide ameliyat, sadece üç santimlik minicik kesilerden yapılıyor. Küçük kesi ameliyatlar (invazil) Seçilmiş hastalarda birkaç santimlik küçük kesilerden girilerek ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Bu yöntemle kalp kapakları, kalp delikleri ve baypas ameliyatları yapılabiliyor. İlaç kaplı stentler Son yıllarda damarların daha uzun süre açık kalmasını sağlayan kortizon, antibiyotik kaplı stentler kullanılıyor. Normal stentlerde ilk altı ayda damar tıkanma oranı yüzde 25'lerdeyken bu oran ilaç kaplı stentlerle yüzde 1-2'ye geriledi. Kalp deliklerine ameliyatsız çözüm Son iki yıldır gündemde olan bu yöntem sayesinde artık kalp odacıkları veya büyük damarlar arasındaki delikler ameliyatsız kapatılabiliyor. Bu yöntemle, hasta genel anesteziye alınmıyor ve göğüs kafesi yarılmıyor. Tıpkı anjiyoda olduğu gibi kasıktan tellerle kalbe kadar ilerleniyor ve özel bir tıpayla delik kapatılıyor. Bu yöntemin en önemli getirisi sonuçların çok başarılı olması. Aynı zamanda göğüs kafesi açılmadığı için de daha az riske sahip. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #13 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalp Hastalığı Belirtileri 1. Göğüs Ağrısı Göğüs kafesinin ön kısmında duyulan baskı hissi, sıkışma hissi ve özellikle bu ağrının bir efor veya hareket sırasında gelip, dinlenmekle tamamen geçmesi hastaya ve doktoruna kalp hastalığı ipucunu verir. Bu ağrı bazen sol omuz, sol kolun iç kısmı, boyun ya da alt çene ve sırttaki kürek kemiklerinin arasına da yayılabilir veya öncelikle bu bölgede hissedilebilir. Bunlar da genellikle efor veya egzersiz (yürüme, koşma gibi) sırasında ortaya çıkar ve dinlenmekle (5 dakikada kısa bir süre içerisinde) geçer. Ancak, aynı ağrılar otururken, yemek yerken, uyku sırasında da gelir ise bu durum daha ciddi bir kalp hastalığının (kalpkrizi) habercisidir. Bu durum, derhal bir ambulansla en yakın kalp merkezi veya hastanenin acil servisine gidilmesini gerektirmektedir. Hayati tehlike söz konusu olduğundan bu durumda en etkili müdahele hastanelerde yapılabilir. 2. Nefes Darlığı Genellikle yürüme ve koşma sırasında hızlı soluma ve buna rağmen rahat nefes alamama duygusudur (hava açlığı). Göğüs ağrısı şikayetlerinde olduğu gibi, nefes darlığı da dinlenme halinde gelebilir ve bu durum ciddi bir kalp hastalığının habercisi olabilir. Ancak bazı akciğer hastalıkları da (astım, amfizem gibi) benzer belirtilere yol açabilir ve gerçek sebebin kalpten mi, yoksa akciğerden mi kaynaklandığının anlaşılması çok zor olabilir. Bu gibi durumlarda bir kalp uzmanının ileri tetkikleri yaptırıp (hatta bazen akciğer uzmanı ile birlikte çalışarak) hastanın gerçek sorununu saptaması gerekebilir. 3. Çarpıntı Kalp hızını aniden çok yükselmesi (dakikada 100-300 arası atım gibi) veya çok düşmesi (dakikada 30-40 atım gibi) sonucunda veya düzensiz kalp atışlarına bağlı olarak göğüs kafesi içerisinde kalbin olduğu yerde hissedilen çarpıntı duygusudur. 4. Senkop (Bayılma) Genellikle ayakta dururken birdenbire bilinç kaybı olup yere yığılma ve kısa bir süre sonra kendine gelme halidir. Son derece ciddi bir kalp hastalığının belirtisi olabileceği gibi diğer çok sayıdaki daha az ciddi sebeplerden de kaynaklanabilir. 5. Ayaklarda Şişme (Ödem) Her iki ayak bileği, ayak üstü veya alt bacağın ön kısmında su birikmesine bağlı olarak şişme olmasıdır. İleri derecede bir kalp yetmezliğine bağlı olabileceği gibi, karaciğer ve böbrek bozukluklarına da bağlı olabilir. Kesinlikle araştırılması İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #14 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Adams stokes sendromu Geçici komplet kalp bloğuna (İnfranodal AtriyoVentriküler Blok) bağlı olarak gelişen ve hipotansiyonla beraber ciddi bradikardi veya asistoliyle sonuçlanan senkop durumudur. Genel bilgi Kalpten çıkan uyarının atriyoventriküler düğümü (AV Nodu) normal geçtiği halde, ventriküllerin özelleşmiş ileti sisteminde / His demetinde veya kardiyak ileti sisteminin her üç fasikülünde engellendiği AV blok olarak tanımlanabilecek olan İnfranodal AV Blok, ileri yaşta olan hastalarda sık görülür. Bayılma ve Konvülsiyon ile sonuçlanabilir. Eğer bu senkop infranodal bloğa bağlı ise Adams Stokes Krizi olarak adlandırılır. Adams Stokes Krizi, habersiz ortaya çıkar ve kısa sürer. Ancak, krizler giderek sıklaşma eğilimi taşır. Dakika nabız sayısı genellikle 20- 50 arasındadır. Juguler venöz nabızda "Dev A Dalgaları" farkedilebilir. Etkilenen sistemler nelerdir ? Kalp ve Damar Sistemi , Sinir Sistemi Belirtileri nelerdir ? Akut bradikardi (20-50/dk) Hipotansiyon Solukluk Pozisyon veya efora bağlı olmayan duygu veya bilinç kaybı Senkop veya senkopa benzer semptomların aniden oluşumu (çarpıntı olsun veya olmasın) Juguler venöz nabızda dev A dalgaları. Nedenleri nelerdir ? İlaçlar * Kalsiyum kanal blokerleri * Beta blokerler * Digoksin * Ouabain * Propafenon * Klonidin AV nodu tutan myokardiyal iskemi Kalp ve ileti sistemini tutan infiltratif veya fibröz hastalıklar (Amiloid,Sifilis, Tümör) Yaşa bağlı AV nodun dejenerasyonu Nöromuskuler hastalıklar (myotonik musküler distrofi veya Kearns-Sayre Sendromu) Risk faktörleri nelerdir ? Kalsiyum Kanal Blokerleri, Beta Blokerler , Digoksin, Ouabain, Propafenon , Klonidin vb ilaçların kullanımı. Koroner arteryel hastalık AV nod disfonksiyonu Akut myokard infarktüsü (özellikle akut sağ koroner arter oklüzyonu) Amiloidoz Chagas hastalığı Kalbi tutan bağ doku hastalıkları (sistemik lupus eritemotosus, romatoid artrit) Patolojik bulgular nelerdir ? Serum digoksin düzeyleri artmış. Serum kardiyak enzimleri artmış. EKG, olayın monitorizasyonu veya Holter monitorü, yavaşlamış ve ventriküler kaçaksız geçici tam kalp bloğunu gösterir. Yapılabilecek testler nelerdir ? Elektrokardiyografi Monitorizasyon Holter Monitorizasyon Tanısal işlemler nelerdir ? Koroner iskemiyi ekarte etmek amacıyla koroner kateterizasyon AV nodu ileti durumunun değerlendirilmesi amacıyla elektrofizyolojik testler İnfiltratif hastalıktan kuşkulanıldığında myokard biyopsisi Bakım ve önlemler nelerdir ? Monitorizasyonun gerektiği durumlarda hospitalizasyon. Devamlı tedavi, ambulatuar takip. İşlemler boyunca kardiyak monitorizasyon İşlemler boyunca mevcut trans-torasik pace İşlemler boyunca atropin İşlemler süresince geçici pace-makerin yerleştirilmesi ihtimali Geçici tam kalp bloğu geri dönüşümsüz olduğu zaman kalıcı pacemaker uygulaması Tanı konulduğunda tanı ile ilgili ve pace yerleştirildiğinde bununla ilgili hastaya yeterince bilgi sağlanmalıdır. Tedavi yolları nelerdir ? Atropin, 1 mg İV puşe tarzında, tam kalp bloğuyla beraber olan hipotansiyonda verilir. Toplam doz 2 mg oluncaya dek tekrarlanabilir Epinefrin, 1 mg 1:10.000 İV puşe halinde asistoli ile birlikte olan tam kalp bloğunda verilir, her 5 dakikada bir tekrarlanabilir. İsoproterenol damla halinde 1 mg , 250 ml % 5 dextroz veya normal serum fizyolojik ile dakikada 5 mikrogram perfüzyon şeklinde, atropin verilmesine karşın hipotansiyon ve bradikardi devam eden hastalarda Tam infranodal AV Blok için tek tedavi ; sağ ventrikül endokardına , ihtiyaç duyulduğu anda uyarı verecek olan demand-pace maker yerleştirilmesidir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #15 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kalbi besleyen atar damarlar koronor arterlerdir ve bu sistemdeki bozukluk koroner atardamar hastalığı olarak adlandırılır." _________________________________________ Kalbimiz atar damarlar ve toplar damarlar sistemi ile yaşamsal organlarımızı besleyen, temel ve çok önemli bir organımızdır.Kalbi besleyen atardamarlar koroner arterlerdir ve bu sistemdeki bozukluk "koroner atardamar hastalığı" olarak adlandırılır. Bu sistemin bozukluğu çeşitli nedenlerle damarların iç duvarlarında yağ birikimi sonucu daralmalar oluşması ile ortaya çıkar. Bu daralmalar nedeniyle de damarlar içindeki bir pıhtı kalp krizi sonucunu doğurabilir. _________________________________________ Koroner kalp hastalığının belirtileri nelerdir? _________________________________________ Angina Arterlerde daralmalar oluşurken buna bağlı olarak ortaya çıkan göğüs ağrısı ve göğüste baskı hissidir. Bu ağrı sol omuza veya kola buradan da boyun ve çeneye yayılabilir. _________________________________________ Nedenler ne olabilir? _________________________________________ _________________________________________ Yaş _________________________________________ Yaş söz konusu olduğunda risk gruplarını şöyle sıralayabiliriz; -45 yaş üstü erkekler -55 yaş üstü kadınlar(özellikle menopoz dönemine girilmiş ise) _________________________________________ Cinsiyet _________________________________________ Baba veya erkek kardeş 55 yaşından önce, anne veya kız kardeş 65 yaşından önce kalp hastalığından önce ölmüş ise _________________________________________ Ailede koroner kalp hastalığı öyküsü _________________________________________ Şayet ailenizde genç yaşta kalp krizi geçirmiş biri varsa bu kalıtımsal olabilir ve bu durumda sizin için söz konusu olabilecek herhangi bir riski gözden geçirmek üzere doktorunuza başvurmak en doğrusu olacaktır. _________________________________________ Yüksek tansiyon _________________________________________ Tansiyon, kanın vücutta dolaşırken kalbin pompalama eylemi ve damar duvarlarının bu kan akımına gösterdiği direncin bir sonucudur. Tansiyonunuzun yüksek olduğu doktorunuz ölçümleme yaparak tespit edebilir.Belli bir sürece yayılmış bu ölçümlerde kan basıncınız sürekli yüksek çıkıyorsa yüksek tansiyon riski altında olmanız muhtemel bir durumdur. Bu da koroner kalp hastalığı için önemli bir risk faktörü oluşturur. Doktorunuzun önerileri ışığında düzenli egzersiz yaparak, belli bir diyet takip ederek gerektiğinde ilaç tedavisi uygulayarak bu durumu kontrol altında tutmak elinizdedir. _________________________________________ Kolesterol _________________________________________ Temel bir vücut yağı olan kolesterol, çeşitli besinlerde bulunmasının yanı sıra çeşitli vücut dokularında da üretilir. Bu nedenle kan içinde bir miktar kolesterol bulunur. Bu miktarın yüksek olması damar duvarlarında yağ birikimine dolayısıyla daralmaya neden olacağından önemli bir risk faktörü oluşturur. Özellikle koroner kalp hastası iseniz kolesterolünüzün 200 ml üzerine çıkmaması ve kontrol altında tutulması gerekir. Bunun için doktorunuzun gözetimi altında lifli yiyeceklerden (taze meyve ve sebze) ve doymamış yağlardan bir beslenme ve egzersiz programı uygulamanız doğru olacaktır. Bu program sonunda kolesterolünüz hala kontrol altına alınamamışsa yine doktorunuzun gözetimi altında ilaç kullanmanız gerekebilir. ______________________________________ Sigara kullanımı _________________________________________ Sigara kullanımının damar yapısında yaptığı bozukluklar ile koroner kalp hastalığı riskini 2-3 kat arttırdığı bilimsel araştırmalar sonucu doğrulanmıştır. Bu yüzden kalp krizi geçirmişseniz, by-pass olmuşsanız yada anginadan şikayetiniz varsa sigara kullanmamak en doğru ve sağlıklı yol olacaktır. Sigarayı bırakmak konusunda doktorunuzun önerilerini göz ardı etmeyiniz. _________________________________________ Şeker hastalığı (diyabet) _________________________________________ Kan şekeri düzeyinin yüksekliğine bağlı olarak ortaya çıkan şeker hastalığında bu düzey kontrol altında tutulmadığında koroner kalp hastalığı da dahil olmak üzere pek çok hastalık için risk faktörü var demektir. doktorunuzun önereceği bir diyet eşliğinde kan şekerinizin gereken oranda tutulmasını sağlayacak bir tedavi uygulanması elinizdedir. _________________________________________ Stres _________________________________________ Yaşam içinde çeşitli nedenlerle vücudumuzun aşırı fiziksel, zihinsel ve duygusal çalışmasına bağlı olarak epinefrin(adrenalin) salgılanması uyarılabilir. Aşırı salgılama strese bağlı gelişir. Zaman zaman olması normaldir ama bu, devamlı bir hale gelirse fizyolojiyi aşırı zorlamadan ötürü koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü oluşturur.Stresle başa çıkmak elinizdedir. Bunun için Stres yaratan nedenlere karşı kendiniz bir telkin programı oluşturabileceğiniz gibi profesyonel yardıma hatta meditasyona başvurabilirsiniz. _________________________________________ Aşırı kilo _________________________________________ Fazla kilolar kolesterol artışı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi önemli risk faktörlerini tetikleyeceğinden koroner kalp hastalığı oluşumu için çok önemli bir tehlikedir. Aşırı kiloları kontrol etmek bir uzman yardımıyla daha da kolaylaşacaktır. "Kilolar tansiyon ve şeker hastalığına yataklık eder." _________________________________________ Egzersiz eksikliği / hareketsizlik _________________________________________ Düzenli uygulanan egzersiz programları vücut direncini arttırır, kilo vermeye, tansiyon ve kolesterol düzeylerini düzenlemeye yardımcı olur. Doktorunuzun tavsiyeleri eşliğinde sağlık durumunuza göre egzersizi yaşamınızın bir parçası haline getirebilmeniz koroner kalp hastalığı riskinizi büyük ölçüde kontrol altında tutacaktır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #16 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Koroner arter hastalığı erişkinlerde en sık rastalanan kalp hastalığıdır. __________________________________________________ ____ kalp vücudun tüm organlarına besin ve oksijen taşıyan kanı pompalar.Kalbimizin içinden dakikada 6 litre kan geçmesine rağmen kendi ihtiyacı olan kanı sadece kalbin yüzeyinde seyreden ve koroner arter denen damarlarla sağlar. Koroner arter hastalığı erişkinlerde en sık rastlanan kalp hastalığıdır. Bu hastalarda, koroner damarlarda plak adını verdiğimiz sertleşmiş birikintilerle, gittikçe daraltan ateroskleroz neden olur. Yağ, kolesterol ve minerallerin koroner damarların iç yüzüne birikmesi plağı oluşturur. Plak zamanla damar içine doğru büyüyerek koroner damarlardaki kan akımını azaltır. Bu azalma göğüs ağrılarına neden olur. Ayrıca bu plaklar düz ve pürüzsüz olan damar iç yüzeyini bozarak pıhtı oluşummunu kolaylaştırıcı etki yaparlar. "Damar içinde gelişen pıhtıya bağlı olarak koroner arterin aniden, tamamen tıkanması kalp krizine neden olabilir." Bu hastalığa yakalananlarının çoğunun hasta olduklarının farkında olmaması ciddi bir sorundur.Koroner arter hastalığı yıllar içinde sesiz ve yavaşça gelişir. Kalp krizi oluşturuncaya kadar hiç fark edilmeyebilir. Koroner arter hastası olup olmadığınızı doktorunuzun muayenesi ve yapılacak birtakım testlerle öğrenebilirsiniz.Koroner arter hastalığı için ana risk faktörleri ailede kalp hastalığı olması, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara içmek ve fiziksel aktivite azlığıdır. Kalp sağlığınızı, koruyucu bir takım önlemleri alarak koroner arter hastalığını önleyebilir veya yavaşlatabilirsiniz. İlaçlar, balon anjiyoplasti ve cerrahi tekniklerle tıkanmış damarlara müdahale edilebilinir.Ancak uzun vadede en iyi çözüm hayat tarzınızı risk faktörlerini kontrol edebilecek şekilde değiştirmektir. _________________________________________ Koroner arter hastalığı hangi şikayetlere yol açar? _________________________________________ Koroner arter hastalığının ciddiyeti ve bulguları değişebilir. Hiçbir şikayet oluşturmayacağı gibi, özellikle sol kola ve çeneye yayılan göğüs ağrısı, yanma, basınç hissi, yorgunluk ve nefes darlığı gibi şikayetlere neden olabilir. Kalp kriziyle de ortaya çıkabilir.Kalbin işinin arttığı, dolayısıyla da daha fazla kan akımına ihtiyaç duyduğu egzersiz ve stres gibi durumlarda, damarlardaki daralma nedeniyle bu artış karşılanamadığı için, genellikle hastaların şikayetleri ortaya çıkar ve dinlenmekle de geçer. Özellikle şeker hastaları, sinirleri de hasar gördüğü için hastalıkları çok ciddi olsa bile hiç ağrı duymayabilirler. Koroner arter kan pıhtısı ile aniden tıkanırsa o damarın beslediği kalp dokusu ölür. Buna miyokard enfarktüsü veya kalp krizi denir. Bu durumda göğüs ağrısı daha uzun sürer, çoğunlukla kendiliğinden geçmez ve çok daha şiddetlidir. Hasar gören kalp dokusu miktarı genişse kalbin pompalama kabiliyeti de etkilenir ve çalışma gücü azalır. Hasta da kalp yetersizliği gelişir. _________________________________________ Kroner arterlerdeki daralma nasıl tedavi edilir? _________________________________________ Halen kullanılmakta olan bir takım ilaçlarla kalbin oksijen ihtiyacı azaltılmaya, göğüs ağrısı giderilmeye çalışılır. Koroner arter hastalığını oluşumuna katkıda bulunan riskleri azaltmada kullanılan ilaçlar da(kolesterol düşürücü, kan şekerini düzenleyiciler vs.) bulunmaktadır.Ancak bunların hiçbiri oluşan darlığı ortadan kaldırmaz. Koroner arterlerde daralmaya yol açan plaklar genellikle damar boyunca yaygın olarak değil, damarın belli bölgelerinde bulunur. Ne kadar daralma olduğuna, kaç damarın etkilendiğine, daralmanın yerine, risk altında olan kalp adalesi miktarına ve yaş, genel sağlık durumu gibi kişisel hasta faktörlerine göre darlığın nasıl ortadan kaldırılacağına karar verilir. Darlığı giderebilmek için iki tedavi seçeneği vardır. Anjiyoplasti veya koroner arter baypas cerrahisi. Anjiyoplasti de kasıktan veya koldan girilerek ucunda balon bulunan bir kateter darlık bölgesine yerleştirilir.Balon şişirilerek plak damar duvarına doğru yassılaştırılarak darlık giderilmeye çalışılır. Bazen açılan bu damarın tekrar daralmaması ve açıklığının uzun süre devam etmesi için stent denilen kafess benzeri özel ****l parçalar darlık bölgesine balonla beraqber yerleştirilir. Koroner arter baypas cerrahisi ile tıkalı veya daralmış bölgesinin ilerisine, vücudun başka yerlerinden alınan damarlarla yeni yollar oluşturulur. Böylece bozulmuş kan akımı yeniden sağlanmış olur. Bu ameliyat için hastanın bacağından alınan safen ven, göğüs içinden alınan göğüs içi arteri, koldan alınan radyal arter ve karın içindeki mide arteri kullanılabilir.Bu damarların alınması çıkarıldıkları organların beslenmesini bozmaz. Koroner arter baypas ameliyatları kalp akciğer makinesi kullanılarak veya çalışan kalpte yapılabilir. Kalp ameliyat sırasında durdurulur kalbin yapması gereken vücuda kan popmpalama ve akciğerlerin gerçekleştirdiği kanın oksijenlenmesi işini bu makine yerine getirir. Hastalıklı koroner arterlere yeni damar baypasları yapılıp kalbe yeterince kan sağlandıktan sonra, önceden olduğu gibi pompalam işini, tekrar kalp yapmaya başlar. Bazı hastalarda da kalp akciğer makinesi kullanılmadan çalışan kalpte bypass ameliyatları yapılmaktadır. ______________________________________ Koroner baypas ameliyatı ne sağlar? _________________________________________ Koroner baypas ameliyatlarıyla kalp kasını beslemede yetersiz kalan kan miktarı arttırılır. Bunu sonucunda göğüs ağrıları ve hastanın diğer şikayetleri ortadan kalkar, hastalar daha az ilaç kullanmaya başlarlar ve kendilerini daha iyi hissederler. Böylece hastaların hayat kalitesi artmış olur. Koroner arter hastalığı ilerlemiş olan kişilerde baypas ameliyatları hastaların yaşamını uzatır. _________________________________________ Kalp kapak hastalıkları _________________________________________ Kalbimiz bir emme basma pompa gibi, sürekli çalışır. Vücuttaki kanı toplar ve tekrar pompalar. Kalbimizdeki kan akımı her zaman tek yöndedir. Bu kalbimizde bulunan kapaklar sayesinde olmaktadır. Dört tane olan bu kapaklar her kalp atımında düzenli olarak açılıp kapanmaktadırlar.Kanı geçirmeleri gerektiği zamanlar açılmaları, kanın geri kaçmasını önlemeleri gerektiği zaman kapanması gerekir. Kapaklardaki daralma veya yetersizlik onların görevlerini aksatır, kanın tek yönde sorunsuz akışını bozar. Kapaklardaki bozukluklar doğuştan olabildiği gibi sonradan geçirilen romatizmal ateş gibi hastalıklara veya yaşlılığa bağlı da olabilir. Rahatsızlığın şekli nasıl olursa olsun hastalık neye bağlı gelişirse gelişsin bu kalbin işini daha fazla arttırır, uzun sürmesi halinde kalbin yapğısında kalıcı bozukluklara neden olacaktır. Bu aşamada da hastanın ameliyattan istifadesi azalacaktır. İlaçlar hastaların şikayetlerini azaltıp, hastalığın etkilerini yavaşlatabilir. Ancak hastalığı tamamane ortadan kaldırmaz. Durum kötüye gidiyorsa veya kontrol etmek zorlaşıyorsa kateterlew müdahale ve cerrahi müdahale gerekebilir. Kateterle müdahalede balon anjiyoplastidekine benzer şekilde daralmış kapağa yerleştirilen balon şişirilerek kapağın merkezindeki açıklık artırılmaya çalışılır. Cerrahi müdahale ile kapaklar tamir edilir veya değiştirilir. Tamir daralmış kapakların yapışıklıkları giderilerek veya yetersiz kapanan kapaklar, güçlendirilerek yapılır. Tamir edilemeyen hastalıklı kalp kapakları değiştirilerek tedavi edilir. Kapak değiştirilirken hastalıklı kapak çıkarılır yerine mekanik veya biyolojik kapak takılır. Mekanik kapaklar uzun ömürlüdürler. Ancak pıhtılaşmaya sebeb olduklarından, hasta kalan hayatı boyunca pıhtılaşmaya önleyici ilaç kullanmak zorundadır. Bu ilacın dozu hastadan hastaya ve aynı hastada zamanla değişim gösterebilmektedir. İlacın dozunun ayarlanması hayati öneme sahiptir. Az kullanıldığ zaman kapakta pıhtılar meydana gelebilir, bu da kapak ve kalp fonksiyonlarını bozabilir, hatta felçlere neden olabilir. Fazla kullanıldığında ise kanamalara neden olabilir. ****l kapak taşıyan hastalar doktorlarının tavsiye ettiği aralıklarda kan tahlilleri yaptırarak, pıhtılaşma durumlarını kontrol ettirmek ve pıhtılaşmayı önleyici Coumadin ilacını kesinlikle doktorun söylediği şekilde kullanmak zorundadır. Biyolojik kapak taşıyanlar bu ilacı sürekli kullanmak zorunda değildirler. Buna karşılık bu kapaklar uzun ömürlü olmayıp hastanın yaşına ve kullanıldıkları yere göre, ortalama ömürleri 10-15 yıl arasında değişmektedir.Sizin için en uygun kapak doktorunuz tarafından size bildirilecek, sizin fikriniz alınacaktır. Kapak hastası kadınlar doktorlarının onayı olmadan hamile kalmamalıdırlar.Kapak hastaları doktora veya diş hekimine gittiklerinde kapak hastası olduklarını mutlaka söylemeli ve kullandıkları ilaçları mutlaka hatırlatmalıdırlar. Coumadin kullanan hastalar cerrahi müdahale veya diş çekimi öncesinde bu ilacı kesmeli ve kanama riski azaldıktan sonra doktorun söylediği şekilde, tekrar başlamalıdır. Yine kapak hastalarının, kapaklarının böyle müdahaleler sırasında mikrobik iltihablanmasını önlemek için özel antibiyotik koruması altında olmaları gerekir. Bu tedaviler size doktorunuz tarafından bildirilecektir. Tedavinizin başarılı devamı ve sağlığınızın sürekliliği için bu önlemlere ömür boyu uymak zorundasınız. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #17 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Anevrizma Ameliyatları _________________________________________ Vücudun herhangi bir yerindeki atar damarların duvarları yırtılır veya zayıflarsa anevrizma denen balonlaşma meydana gelir. Başlangıçta küçük olan bu balonlaşmalar damar içindeki basıncın da etkisiyle zamanla büyüyebilir. Bu büyüme sırasında hayatı tehdit edici kanamalara yol açan damar delinmeleri olabileceği için bu durum ciddi kabul edilmelidir. Büyük anevrizmalarda bu risk daha fazladır. Bazen de anevrizma içinde oluşan pıhtı kopar ve kan akımı ile sürüklenerek ayak ve bacak damarlarını tıkayabilir. Anevrizmalarda tedavi anevrizmanın yerine, büyüklüğüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre yapılır. Küçük anevrizmalar belli aralıklarla yapılan kontrollerle izlenir, tansiyonu yüksek hastaların tansiyonları, İlaçlarla normal sınırlarda tutulmaya çalışılır. Büyük veya hızla büyüyen dolayısıyla delinme riski taşıyan anevrizmalar genellikle cerrahi tedavi gerektirir. Cerrahi tedavi için iki seçenek vardır. Birincisinde balonlaşmış damar kısmı ameliyatla çıkarılır yerine sentetik damar takılarak kan akımı düzeltilir. İkincisinde ise herhangi bir kesi yapmadan katetere yerleştirilen özel sentetik damar balonlaşmış bölgeye yerleştirilerek zayıflamış damar duvarının basıncı düşürülmeye çalışılır. Hastanemizde her iki yöntemde uygulanmaktadır. _________________________________________ Periferik Arter Ameliyatı _________________________________________ Kalp damarlarında olduğu gibi bacakları besleyen atar damarlarda da ateroskleroz (damar sertliği) olabilir. Damardaki daralma nedeniyle kanlanması bozulan bacakta, özellikle yürürken merdiven çıkarken bazen de istirahatte ağrı, güçsüzlük ve ilerlemiş durumlarda ayakta iyileşmesi güç yaralar meydana gelebilir. Darlık yerini ve ciddiyetini göstermek için doktorunuz sizden Doppler(ses dalgalarıyla damar sisteminizin incelenmesi) veya periferik anjiyografi isteyebilir. Bu tür hastaların çoğu düzenli egzersiz (haftada 3-5 gün 30 dakikalık yürüyüş), sigarayı bırakma, zayıflama, kolesterol düşürücü diyet ve gerekiyorsa kolesterol düşürücü ilaç tedavisinden fayda sağlar. Hastanın sigarayı bırakması ayağının gangren nedeniyle kesilmesini önlemede çok önemlidir. Yine ayakları yaralanmalardan korumak için yumuşak, rahat, kapalı ayakkabıların giyilmesi, ayaktaki çatlakların ve tırnak keserken yaralanmaların önlenmesi önemlidir. Şeker hastalarının kan şekerlerini kontrol altında tutmaları da iyileşmelerine katkıda bulunacaktır.Tüm bu önlemlere ve ilaç tedavilerine rağmen bazı hastalara periferik balon anjiyoplasti veya baypas ameliyatı yapmak gerekebilir. Ameliyatla sentetik damar veya bacaktan çıkarılan safen ven kullanılarak yapılan baypaslarla ayağa giden kan miktarı arttırılır. _________________________________________ Ameliyat öncesi ve sonrası yaşayacaklarınız _________________________________________ Kalp cerrahisi gibi büyük bir cerrahi müdahale geçirecek olmanızdan dolayı sinirli ve tedirgin olmanız gayet doğaldır. Hastalık ve ameliyat hakkında doğru ve tatminkar bilgilere sahip oldukça ve bu hastalığın size özel olmadığını gördükçe endişeleriniz azalacak, kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Hastanemizdeki tüm çalışanlar size bu döneminizde ve sonrasında yardımcı olmak, sizi doğru bilgilerle bilgilendirmek için gayret göstereceklerdir. Doktorunuz ve halkla ilişkiler biriminden merak ettiğiniz konuları sorup öğrenebilirsiniz. _________________________________________ Sosyal güvenlik güvenceniz ve sevk işlemleri _________________________________________ Emekli sandığı ve Bağkur sigortalısı hastaların ameliyat için yatmalarında karneleri ile müracaat etmeleri yeterlidir. Vizeye tabi Bağkurlu hastaların vizeleri geçmemiş olmalıdır. SSK sigortalıları doktorlarından alacakları ve başhekim yardımcıları tarafında onaylanan resmi yazı ile SSK hastanelerinden sevk almaları mümkündür.Devlet memurlarının kurumlarından alacakları ve hastanemize sevki yapılmış muayene istek formlarıyla yatışları yapılabilmektedir. Yeşil kartlı hastalarında vizesi geçmemiş kartlarıyla sağlık ocaklarından hastanemize sevk yaptırmaları gereklidir. Özel sigortalar aracılığıyla sağlık sigortası olan hastalarımız sigorta şirketinin onayı ile yatışlarını yaptırabilmektedir. Sevk evrakı veya karnenize ilave olarak doktorunuzdan alacağınız yatış belgesiyle hasta kabule başvurmanız halinde yatış işlemleriniz yapılacaktır. Yatış için geldiğinizde daha önceden geçirdiğiniz ameliyat veya tetkik ve tedavilerle ilgili tüm raporları, filmleri, kullandığınız ilaçlar ve koroner anjiyografinizin kaydedildiği CD'yi veya filmi getirmeyi unutmayın. Kalp cerrahisinde kan ve kan ürünleri kullanılması sıklıkla gereklidir. Bunun için kan bağışında bulunmanız ve taze kan ihtiyacı için ameliyat günü kan verecek şahısların hastanede hazır bulunması gerekli olacaktır. Kan grubunuzu öğrenmek ve konu hakkında detaylı bilgi içini kan bankasına müracaat etmeniz gereklidir. _________________________________________ Diş Kontrolü _________________________________________ Kapak ameliyatları ve sentetik damar veya yama kullanılacak hastaların ameliyat öncesinde diş kontrolü yaptırmaları ve tedavi gerektiren hasta dişleri varsa doktorun tavsiyelerine göre bunu yaptırmaları gereklidir. Bu kullanılacak kapak veya sentetik yamanın, uzun süre sizin sağlığınızı sorunsuz devam ettirmesi için önemlidir. _________________________________________ İlaçlar _________________________________________ Bazı ilaçların ameliyat öncesinde kesilmesi gereklidir. Aspirin ile Plavix ve Ticlid gibi ilaçlar ameliyattan en az 1 hafta önce kesilmelidir. Yine pıhtılaşmayı önleyici Coumadin gibi ilaçlarda pıhtılaşma ölçümlerinize(protrombin zamanı) göre ameliyattan yaklaşık 4-7 gün önce kesilmelidir. Son altı ay içinde kullandığınız tüm ilaçlar hakkında doktorunuza bilgi veriniz, İlaç kesme ve değiştirmeleri doktorunuzun bilgisi dışında yapmayınız. Bayan hastalarının son adet tarihlerini doktorlarına bildirmeleri önemlidir. _________________________________________ Hastanedeki ilk gününüz _________________________________________ Ameliyattan bir gün öncce aç olarak gelen ve yatış işlemleri önceden yaptırmış hastalara kan, idrar tahlilleri, EKG, solunum fonksiyon testi ve röntgen filmi gibi tetkikler yapılır. Doktorlarınız sizi yatağınızda muayene edecek sizinle görüşecektir. Ameliyat öncesi anestezi değerlendirmenizde yatağınızda ilgili hkimlerce yapılacaktır. Ameliyat ve yoğun bakım konusunda doktorlarınız sizi bilgilendirecektir.Ameliyat öncesinde cildinizin zedelenmeden traş edilmesi gereklidir. Koroner ameliyatları için boyundan ayak ucuna kadar cinsel bölge ve kollar dahil traş edilirken, kapak ameliyatları için boyundan dizlere kadar traş edilmesi yeterlidir. Damar ameliyatları için göbekten ayak uçlarına kadar traş edilmelidir. Hastanemizde görevli berber traş konusunda erkek hastalarımıza hizmet vermektedir. Bayan hastalarda servis heöşirelerinden bilgi alabilirler.Traş sonrası cild temizliğiniz için yıkanmanız gerekecektir. Duş sonrası vücudunuza pudra veya losyon sürmeyiniz. Doktorunuz tarafından başka şekilde belirtilmediyse ameliyattan önceki akşam saat 24'ten itibaren kesinlikle birşey yemeyiniz, içmeyiniz.Bu saate kadar bol su içmeniz faydalı olacaktır. Barsak temizliği için ilaç verilmesi veya lavman yapılması gerekebilir. Gece rahat uyuyabilmeniz için sakinleştirici ilaç verilecektir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #18 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Ameliyat Günü _________________________________________ Ameliyat saatiniz geldiğinde sizden varsa gözlükleriniz, takma dişleriniz ve diğer protezlerinizi, iç çamaşırlarınız ile ziynet eşyalarınızı çıkarmanız istenecektir. Lütfen bu şahsi eşyalarınızı yakınlarınıza teslim ediniz. Size giydirilecek özel gömlekle sedyeye alınıp ameliyathaneye götürüleceksiniz. Yakınlarınız kafeterya veya lobide bekleyerek hakkınızdaki bilgiyi halkla ilişkilerden veya doktorunuzdan alabilirler. Ameliyat zamanı önceden belirlenir ve zamanında gerçekleştirilir.Ancak ameliyat olması acil bir hasta çıkması nedeniyle geciktirme zorunluluğu doğarsa bu size iletilecek ve mümkün olan en kısa süre içinde yeni ameliyat zamanınız bildirilecektir. Açık kalp ameliyatları genellikle 3-6 saat sürmektedir.Sürenin uzunluğu yapılacak işleme bağlıdır ve ancak tahmin edilebilir. Hastanın ameliyathanede geçirdiği sürenin tamamı ameliyat süresi olmayıp öncesi ve sonrasındaki hazırlık sürelerini de içermektedir. _________________________________________ Ameliyat sonrası _________________________________________ Hasta ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alınır. Anestezik ilaçların etkisi altındaki hastalar uyansalar bile başlangıçta ellerini, ayaklarını oynatamayabilirler. Bu kısa sürede düzelecektir. Etrafınızdaki birçok cihaz ve alarm sesleriyle kendinizi alışkın olmadığınız bir ortamda hissedebilirsiniz. Sakin olun ve görevlilerin uyarılarına uyun. Ameliyat öncesinde ilaçları vermek için damar yolları ve kateterler yerleştirilecektir. Yine uyandığınızda göğüs tüpleriniz olacaktır. Bunlar yoğun bakımdan çıkmadan önce çıkarılacaktır. Bu dönemde ağrı duymamanız için ilaçlar verilecektir. Ağrınız olursa hemşirenize bildiriniz. Yoğun bakımda durumunuza uygun şekilde beslenmeniz ve su içmeniz sağlanacaktır. Ameliyat öncesinde takılan sonda ile idrarınız toplanacak ve böbrek fonksiyonlarını takip etmek mümkün olacaktır. Sonda takılıyken idrarınız varmış gibi hissedebilirsiniz. Bu normaldir, birşey yapmanız gerekmez. Yoğun bakımda kalma süresi ortalama 1-3 gün arasındadır. Herkesin hastalığı, iyileşme süresi ve tedaviyie cevabı değişebilmektedir. Durumunuz hakkında yakınlarınız bilgilendirilecektir. Sürekli faaliyet içinde olan, ışıkların yandığı ortamda zaman kavramını kaybetmeniz, ortama uyum sağlamanız zordur. Özellikle geceleri zihin bulanıklığı ve sıkıntı hissedebilirsiniz. Bu durum geçicidir özellikle de odanıza çıktıktan sonra hızla düzelecektir. Odanızda dinlendikçe normal uyku alışkanlığınıza tekrar döndükçe halsizliğiniz kaybolacak, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. _________________________________________ Odanızdasınız _________________________________________ İlk hareketleriniz yatak içerisinde ayaklarınızı toplayıp uzatma şeklinde olacaktır. Artık sondanız olmadığı için tuvalete gitmaniz gerekecektir. Göğüs kemiğinize yük vermemeye ve göğsünüzü germemeye çalışmanız çok önemlidir. Çünkü göğüs kemiğinizi çelik teller tutmakta olup, iyileşinceye kadar korumanız gerekecektir. Bunun için özellikle ilk günler yan yatmayınız, yatıp kalkışlarınızda yanınızdakilerden yardım isteyiniz.Yataktan kalkarken iki kolunuza da eşit yük vererek doğrulup yatakta dik oturun, yavaş hareketlerle bacaklarınızı yataktan sarkıtın, birkaç dakika böylece dinlendikten sonra yataktan yavaşça kalkın. Ani kalktığınızda başınız dönebilir, dengenizi kaybedebilirsiniz. Yakın koltuk ve sandalyeye geçip birkaç dakika dinlendikten sonra ayağa kalkıp yürümeye çalışın. Ani kalkışlarda tansiyonunuzda ani düşmeler olabilir. Bunu önlemek için lütfen yavaş kalkın. Başlangıçta kısa olan yürüyüş mesafelerinizi kendinizi iyi hissettikçe giderek arttıracaksınız ve hareketlendikçe iyi hissedeceksiniz. Kısa mesafe yürüyüşlerden sonra bile yorgunluk duyabilirsiniz. Bunlar zamanla düzelecektir. Yürüyüş aralarında istirahat ediniz. Yürürken dik durunuz, ağrıyı azaltmak için öne eğilmeyin bu dengenizi sağlamanızı zorlaştıracaktır.Ağrınız varsa hemşirenize bildirin. İlk günlerden sonra yastık destekli hafif yan yatabilirsiniz. Ancak pozisyonunuzu sık sık değiştirin ve bu değişikler sırasında yatak çarşafınız ve pijamalarınız toplanıp vücudun aynı noktasına bası yapmamasına özen gösterin.(özellikle kilolu, yaşlı ve şeker hastalarında yatak yaralarını önlemek için) Sırt kısmı dayanıklı koltuklara oturunuz, ayaklarınızı sarkıtarak oturun. Ayaklarınızda şişlik oluyorsa, ayaklarınızı koltuk yüksekliğine kaldıracak şekilde, altına destek koyarak uzatınız.Kalbinize kan dönüşüne yardımcı olması ve bacaklarınızda şişlik oluşmasını önlemek için varis çorabı kullanmanız gerekebilir. Doktorunuz size uygun çorabı size reçete edecektir. Çorapların aşağı doğru kayarak toplanmasına izin vermeyin. Bu bacağınızdaki toplar damarların kan dolaşımına engel olabilir. Gece yatarken çıkardığınız çorabınızı sabah yataktan kalkmadan tekrar giyiniz ve çorap varken kaymamak için mutlaka terlikle yürüyünüz. Varis çorabınızı ameliyattan sonra 6/8 saat hafta kullanmanız gerekebilir. Ameliyat sonrasında derin nefes alma egzersizleri yapmak, öksürüp balgam çıkarmaya çalışmak çabuk iyileşmeniz için önemlidir. Öksürmenizin ameliyat yerine bir zararı yoktur. Bu sayede ameliyat nedeniyle akciğerlerinizde biriken salgıları atmış olacaksınız., hava yollarınız temizlenecek, akciğerdeki hava kesecikleri açılacak bu da muhtemel akciğer enfeksiyonlarını önleyecektir. Bol su içmeniz veya sıvı almanız kolay balgam çıkarmanıza ve böbrek fonksiyonlarınızın iyileşmesine yardımcı olacaktır. Ağrı ve rahatsızlık duydukları için öksürmekte zorlanan hastaların göğüslerine küçük bir yastıkla destek yaparak öksürmeye çalışmaları sağlanabilir. Bu konuda solunum fizyoterapistleri de size yardımcı olacaklardır. Ameliyat sonrası her hastada terleme ve ateş olabilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlarla bu sıkıntılar kontrol altına lınabilir ve 3-4 gün içinde tamamen geçebilir. İlk günlerde yumuşak bir bez veya süngerle vücudunuzu silebilirsiniz. Ameliyat yeriniz kuruyup kabuk bağladıktan sonra hasta yanında biri olmak şartıyla sabun veya vücut şampuanları ile ılık suda duş şeklinde banyo yapabilir. Şeker hastaları hariç hastaların hızla iyileşmeleri için ilk 1 ayda yiyeceklerinde herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak tansiyonu yüksek olan veya doktoru tarafından önerilen hastaların az tuzlu yemeleri gereklidir. Küçük porsiyonlarda, sık aralıklarla ve dengeli beslenmeye özen göstermek iyileşmenizi hızlandıracaktır. Ameliyat sonrası dönemde uykusuzluk, can sıkıntısı, uykudan yüksekten düşüyormuş gibi aniden sıçrayarak uyanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, kolay duygulanma, konsantrasyon bozukluğu, olayları dışardan izleme ve algılamada zorlanma gibi şikayetleriniz olabilir. Bunlar anestezik ilaçlara ve yaşadığınız strese bağlıdır. Çoğunlukla 4-6 hafta içinde kendiliğinden geçer.Gerekirse doktorunuz bazı ilaçlarla size yardımcı olacaktır.Odanızda ziyaret saatlerinde ziyaretçi kabul edebilirsiniz. Ancak ziyaretçilerin kalabalık olmamasına dikkat edin ve ziyaretin kısa sürede bitmesini sağlayın. Hastanede kalma süreniz hastalığın seyri ve iyileşme durumuna göre 4-10 gün arasında değişmektedir. Çıkmadan önce geçici kalp pili telleri alınacak, ilaçlarınız reçete edilecek, evdeki yaşantınız konusunda bilgilendirileceksiniz.Ayrıca kontrole geleceğiniz tarih bildirilecek ve kontrol sırasında yaptıracağınız tetkikler için istek formları doldurulacaktır. Çıkmadan önce ameliyat raporunuzu da içeren hasta çıkış raporunuzu(epikriz) almayı unutmayınız. _________________________________________ Evdesiniz _________________________________________ Hastanede geçirdiğiniz ameliyat sonrası dönemden sonra artık evinizin alıştığınız ortamında iyileşme dönemini geçireceksiniz. Bazı hastalar güvensizlik hissi ile hastanede daha uzun süre kalmak isterler. Oysa ki doktorunuz iyileşme sürecini evinizde güvenle gördüğü için sizi taburcu ediyor. Şehir dışından gelen hastaların ilk kontrollerini yaptırıncaya kadar İstanbul'da kalmaları ve kontrollerinden sonra evlerine dönmeleri gereklidir. Otomobil, otobüs veya uçakla yolculuk etmenizde sakınca yoktur. Otomobili siz kullanamazsınız. Evinde asansör olmayıp yüksek katlarda oturan hastalar, katlar arasında dinlenerek kendilerini fazla yormadan evlerine çıkmalıdır. Açık kalp ameliyatı geçiren hastaların normal fizik güçlerini kazanmaları 6-8 hafta almaktadır. Sağlıklı bir erişkin bile 1 hafta yattığında kas kitlesinin % 15'ini kaybetmektedir. Hastanede geçirdiğiniz hareketsiz sürede bu hemen tüm hastalarda olmaktadır.Ameliyattan sonra normale göre kan sayımınız daha düşük olacak ve vücudunuz yara iyileşmesi içinde enerji kullandığı için kendinizi yorgun ve halsiz hissedeceksiniz. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #19 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | İlk haftalar yorucu ve uzun süren işlerden kaçının. Dört kilodan fazla yük taşımayın. Gücünüzü tekrar kazanmak için yapacağınız en doğru aktivite, önceleri evinizde bile yapabileceğiniz kısa yürüyüşlerin süresini ve mesafesini zamanla arttırmaktır.Yürüyüş sırasındaki nabız sayınız istirahattakine göre artacaktır. Bu artış dakikada 20 atımdan fazla olmayacak şekilde aktivitelerinizi ayarlayınız. Hastaneden taburcu olduğunuzda ortalama 200 metre yürümekteydiniz. Evde de ilk 15 gün için yürüme mesafesini hergün 10 metre arttırınız. 15 gün sonra şartlar uygunsa sokakta düz yolda yürüyüşe başlayabilirsiniz. Yürüyüş mesafeniz 4. hafta sonunda 1,5 km (30 dk), 6. hafta sonunda 2 km (45 dk), 8. hafta sonunda da 3 km(60 dk) olmalı. Yürüyüş temponuz ne çok yavaş ne de çok hızlı olmalı. Asla koşmayınız, aşırı soğuktan ve sıcaktan kaçının. Rüzgara karşı yürümeyiniz. Yürüyüş sonrası mutlaka 2-3 saat dinlenin. Fazla yüklenmeden düzenli yürüyüşlere devam edilmeli, yürüyüşle istirahatarasında denge korunmalıdır. Evinizde ilk 10 günü sakin, dinlenerek geçirin. Ziyaretçi kabul etmeyin. Televizyon seyredip, kitap okuyabilir, yakınlarınızla sohbet edebilirsiniz. Ancak yorulduğunuzda mutlaka dinlenin. Yemeklerden sonra 2-3 saat boyunca dinlenin, hrhangi bir aktivite yapmayın. Ayaklarınızı kalp hizasını aşmayacak şekilde yüksekte tutarak oturun, bacak bacak üstüne atmayın, bağdaş kurmayın. Varis çoraplarını giymeyi unutmayın. İyileşmenizin hızlı olması için bu dönemde ağır yiyeceklerden kaçınma dışında diyet yapmayın (Şeker hastaları hariç), az ve sık aralıklarla yemek yiyiniz. Evinizde banyo yaptıktan sonra ameliyat bölgesini temiz ve kuru tutunuz. Sabun ve suyu hafif bir şekilde uygulayın, kabuklar düşüp cilt iyileşine kadar ameliyat yarası yıkanırken ovulmamalıdır.Herhangi bir ilaç veya krem sürmeyin. Ameliyat yerinde karıncalanma, sertlik ve uyuşukluk olabilir. Bunlar zamanla düzelecektir. Ameliyat yerinde açılma, kızarıklık, sıcaklık, şişme veya akıntı olursa doktorunuza haber verin. Yine bu dönemde, ateş, nefes darlığı, çarpıntı, hızlı ve düzensiz nabız, ayaklarda şişme, fazla kilo artışı, ani görme, konuşma bozuklukları, kolarda ve ayaklarda güç kaybı, baş dönmesi veya sersemlik, bayılma, idrarınızda kırmızılık, diş fırçalarken diş etlerinizden kanama olmasıgibi bir durumla karşılaşırsanız randevunuzu beklemeden doktorunuzla görüşünüz. Evinizde ateşiniz ve tansiyonunuzu hergün ölçtürünüz. Şeker hastaları kan şekerlerini de ölçmelidirler. Sigaranın akciğer ve diğer birçok organa olduğu gibi kalp ve damar sistemine de kötü etkileri olduğu kesindir. Ameliyat sonrası dönemde kesinlikle sigara içmeyin, bırakmak için yardım alın, bırakma metotları hakkında bilgilenin. Alkol alışkanlığı olan hastaların ameliyat sonrasında alkolü bırakmaları en doğru davranıştır. İlk 4-6 hafta süreyle cinsel ilişkinin kısıtlı olmasına özen gösterin. Eşinizle duygu ve düşünceleriniz açıkça konuşun. Gerilim ve kullandığınız bazı ilaçlar cinsel performansınızı etkileyebilir.Eğer iki kat merdiveni yorulmadan ve nefes darlığı olmadan çıkabiliyorsanız, doktorunuz da kısıtlamamışsa cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz. Kendinizi daha iyi hissetmek için sabah kalkın, traş olun, kıyafetlerinizi giyin. Günlük işlerinizi programlayın.Program rahat ve zorlanmadan uygulayacağınız şekilde olsun, kimseyle yarışmıyorsunuz. Kısa süreli sık sık dinlenin.Dinlenmek için uyumak şart değildir. Müzik dinleyi, gevşeyin, sevdiklerinizle hoşlandığınız konularda sohbet edin. Alışverişe, arkadaşlarınızı ziyarete gidin. Bol su içiniz. Hanımlar, 6-8 hafta dolmadan ev işleri veya çocuk bakımı gibi konularda tam sorumluluk almamalı. hafif tempolu işlerde çalışanlar 6. haftadan sonra 4 saati geçmemek üzere çalışabilirler. Ağır işlerde çalışanlar ilerine dönmek için 3 ay geçmesini beklemelidirler. İşe başladığınızda zorlanırsanız yardım alınız. Yaşamdan kopmayın. 6-8 hafta sonra aracınızı güvenle idare edeceğinize inanıyorsanız araba kullanmaya başlayabilirsiniz. Taburcu olurken reçetelenen ilaçlarınızı düzenli, zamanında alınız. Eski ilaçlarınızla bunları karıştırmayın. İlaçları doktorunuz kesmeden bırakmayın, değiştirmeyin. Bitmeden yenilerini temin edin. İlaçlardan birini almayı unuttuysanız bir sonrakinde ikisini beraber almayınız.Anormal durumları doktorunuza bildiriniz. Taburcu olurken size verilen randevuya istenen tetkikleri yaptırarak geliniz. Doktorunuza gelirken epikriz belgenizi, ilaç reçetenizi ve önceden yaptırdığınız tetkikleri sakladığınız dosyaları da getiriniz. Doktora gelirken çıkarılması kolay kıyafetler giyin.Sağlığınızla ilgili dökümanları saklayın. İlk kontrolünüzden sonra kardiyolog doktorunuz tarafınızdan kontrolleriniz yapılacak, diyet programlarınız düzenlenecek ve sağlığınızı uzun süre koruyacak önlemler konusunda size yardımcı olacaktır. Hastanemiz size 24 saat hizmet verecek şekilde yapılandırılmıştır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #20 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Kolesterol, tüm vücutta yaygın olarak bulunan ve yaşam için gerekli olan bir çeşit yağdır. Kolesterol vücutta hormon (kortizon, seks hormonu), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerinin sentezlenmesinde kullanılır. Kolesterol Nedir? Kolesterol, tüm vücutta yaygın olarak bulunan ve yaşam için gerekli olan bir çeşit yağdır. Kolesterol vücutta hormon (kortizon, seks hormonu), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerinin sentezlenmesinde kullanılır. Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara, fazla kilolar, yaş ve kalıtsal faktörler yüksek kolesterol seviyelerine sebep olabilir. Yüksek kolesterol seviyeleri, kan damarlarının zamanla tıkanıp daralmasına yol açabilir. Bu birikim çok yavaş gerçekleşir. Kan damarları daraldıkça, kalbe giden kan azalır. Kalbe giden kanın sınırlandırılması, göğüs ağrısına (anjin) yol açabilir. Kalbe giden kanın büyük ölçüde azalması veya tamamen durması ise kalp krizi ile sonuçlanabilir. İyi Kolesterol ve Kötü Kolesterol Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir. Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein adı verilir. Bu lipoproteinlerin çeşitleri vardır. · Düşük yoğunluklu lipoproteinler (Low-Density Lipoproteins = LDL): Kan kolesterolünün yaklaşık olarak %70'ini taşımaktadırlar. Kan damarları duvarlarına girebilmek için yeterince küçüktürler ve damarlara zarar verirler. Kötü kolesterol olarak da adlandırılırlar. · Yüksek yoğunluklu lipoproteinler (High-Density Lipoproteins = HDL): Vücudun kullanamadığı yağı karaciğerden safraya boşaltmak üzere taşır. Kolesterolün bir cins ters naklini yaptığı için iyi kolesterol olarak adlandırılır. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, kolesterol akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddelerle beraber kan damarlarının duvarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (ateroskleroz) yol açar. Halk arasında bu olay, damar sertliği ya da damar kireçlenmesi olarak bilinmektedir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması yüksek risk oluşturmaktadır. Ayrıca HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip kişilerde, kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı, böbrek yetersizliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. 20 yaşın üzerindeki kişilerde, kan kolesterol düzeylerinin 200 mg/dl'nin altında olması, kan LDL-kolesterol düzeylerinin 130 mg/dl'nin altında olması ve kan HDL-kolesterol düzeylerinin de 40 mg/dl'nin üzerinde olması istenilen değerlerdir. Kolesterol > 200 mg/dl ya da LDL-kolesterol > 130 mg/dl ya da HDL-kolesterol < 40 mg/dl ise kalp damar hastalıkları RİSKİ FAZLADIR. İyi kolesterol olan HDL-kolesterol'ün düzeylerindeki artış bu riski azaltmaktadır. Kanda kolesterolün yüksek olması, yağ ****bolizması bozukluğunun olduğunu gösterir. Yağ ****bolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken işlem, kan alınarak öncelikle total kolesterol, LDL-kolesterol, HDL-kolesterol ve trigliserid düzeylerinin ölçülmesidir. Kolesterol Neden Artar? Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları değiştirilebilir niteliktedir. Kolesterol düzeyini etkileyen faktörler: · Kalıtımsal faktörler · Yediğimiz gıdalar · Şişmanlık · Yaşam tarzı · Yaş · Diyabet · Yüksek tansiyon · Bazı böbrek ve tiroid hastalıkları · Sigara · Stres gibi faktörler kolesterolü ve kötü kolesterolü (LDL-kolesterol) yükseltir. Genler: Ailede erken yaşlarda geçirilmiş kalp krizi veya kalp krizine bağlı ölüm öyküsü varsa koroner arter hastalığı veya yüksek kolesterol riski ailevi olarak artmaktadır. Yağlı yiyecekler: Kolesterol et, peynir gibi hayvansal gıdalarda ve hazır gıdalarda çokça bulunur. Bunları tükettiğinizde vücudunuz daha çok doymuş yağ ve kolesterol emer. Aşırı kilo: Ciddi derecede şişman kişilerin kanlarında kolesterol ve trigliserid miktarları oldukça yüksektir. Hareketsiz yaşam tarzı:Fiziksel aktivite ile kolesterol düzeyleri arasında direkt ilişki olduğunu göstermektedir. Fiziksel aktivitesi az olan kişilerde HDL-kolesterol düşük, LDL-kolesterol ise yüksektir. Düzenli olarak egzersiz yapmak iyi kolesterolü artırmaktadır. Yaşlanma: Yaşın artmasıyla beraber genellikle kolesterol düzeylerinde de artış görülür.Erkeklerde 45 yaş ve üzerinde yüksek LDL-kolesterol düzeyleri görülme sıklığı artar. Kadınlarda ise menapozu izleyen dönemlerde kolesterol seviyesinde belirgin artış görülür. Uzun Süreli Hastalıklar: Kronik hastalıklar yüksek kolesterole neden olabilirler.(Diabet, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları ve hipotiroidi ) Sigara: Sigara içenler yüksek kolesterol seviyeleri açısından risk grubundadırlar. Sigara içenlerin damar duvarlarının yüzeylerinde düzensizlikler oluşur ve bu düzensiz yüzey daha çok yağ tutulumuna sebep olur. Sigara içenlerde HDL-kolesterol miktarları yaklaşık olarak %15 azalmaktadır. Stres: Stres ve yüksek kolesterol düzeyleri arasındaki ilişki henüz kanıtlanmış değildir.İşadamları gibi Stres altındaki insanların kendilerini, yiyecek, alkol ve tütün tüketimini arttırarak teselli ettikleri tahmin edilmektedir; bunun da kolesterol düzeylerini olumsuz etkilediği düşünülmektedir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |