![]() |
| | #31 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Tevfik El-Hakim (1898 - 1987) Mısır'ın ünlü sanatkârı Tevfik el-Hakim Arap Edebiyatı'nın en önde gelen ve en etkileyici yazarlarından biri sayılmaktadır. El-Hakim'in Arap -özellikle de Mısır- kültürünün yanı sıra Batı tiyatrosunu da yakından tanımış olması ona Arap Edebiyatı ile Çağdaş Dünya Edebiyatı arasında köprü vazifesi gören geniş bir perspektif kazandırmıştır. Tevfik el-Hakim'in bütün eserlerinde kadının etkisini görebilmek mümkündür. Onun ilgisi daha çok kadınlarla ilgili hikâye ve destanlara ya da Mısır efsanelerine yönelik olmuştur. Tevfik el-Hakim 1898 yılında İskenderiye'de dünyaya geldi. Babası Mısır'ın kuzeyindeki eyaletlerden birinde yer alan Ed-Dilnecat Köyü'nde bir adliye yargıcıydı. Geniş arazilere sahipti ve o bölgenin varlıklı çiftçilerinden biri olarak itibar görmekteydi. Aslen Türk olan annesi ise kendi aslı ve soyuyla çok iftihar ederdi. Bu nedenle annesi Tevfik'i diğer çocuklardan ayrı tutuyor ve onlarla oynamasına izin vermiyordu. Belki de bu soyutlanma çocukluk döneminde Tevfik'i kendi iç dünyasına yöneltmişti. Okumaya meraklı olan annesinin anlattığı ilk hikâyeler onu cezb ederek ilgisini edebiyata çekmesine vesile olmuştu. Tevfik ilk yıllarını ed-Dilnecat'ta geçirdi. Yedi yaşında iken Demnehur şehrindeki ilkokula gitti ve 1915 yılında ilkokulu bitirdikten sonra babasının isteği üzerine Kahire'nin yolunu tuttu. Kahire'de biri öğretmen diğeri ise teknik üniversitede öğrenci olan iki amcasının yanında yeni hayatına başladı. Başkentin renkli çevresi onu sanat dünyasına çekti. Ud çalmayı öğrendi ve tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Tevfik liseyi bitirdikten sonra yine babasının isteği ve desteği ile üniversiteye girdi ve hukuk tahsiline başladı. Öğrenciliğinin ilk yılları Mısır halkının İngiliz sömürgeciliğine karşı başlattığı isyana denk geldi. Kendisi de halkın bu başkaldırısına fiili olarak destek verdi ve 1919 yılında tutuklanıp cezaevine gönderildi. Hapis yattığı günlerde hassas ruhunda birçok şey biriktirmişti. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra sanatsal gruplarla ve sanatkârlarla içli dışlı olmaya başladı ve bu sayede edebî yeteneğini her gün biraz daha geliştirdi. 1922 ve 1923 yıllarında yazdığı tiyatro eserlerinden Günümüzün Kadını (Today Women) Pahalı Misafir (Guest Dear Expensive) ve Ali Baba adlı eserleri bir tiyatro grubu olan Akkaşe tarafından sahneye kondu. 1924 yılında babasının ısrarıyla hukuk dalındaki doktorasını tamamlamak üzere Fransa'ya gitti. Paris'te geçirdiği dört yıl boyuncababasının gönderdiği hatırı sayılır harçlığın da yardımıyla vaktinin çoğunu tiyatro seyretmek konserlere gitmek ve çeşitli edebî eserleri incelemekle geçiriyordu. Batı tiyatrosunun eski Yunan kültürü ve dini efsanelerinden neşet ettiğini anladıktan sonra eski tiyatro yazarlarını incelemeye koyuldu. 1920 yılında yaşadığı bir aşk macerasının da etkisiyle Küçük Penceresinin Karşısında Oturmuş (Devant Son Guichet) adlı tek perdelik piyesi yazdı. 1928 yılında ülkesine geri döndükten sonra Kahire adliyesinde göreve başladı. Bir yandan da toplum nazarında çok da önemli olmayanyalnızca yüzeysel bir şekilde ilgilenilen ve muhtevadan yoksun olan tiyatro sanatını değiştirmeye karar vermişti. Batı tiyatrosunu da oldukça yakından tanıyordu. Avrupalı tiyatro yazarlarından Pirandelli Metherlinck ve Bernard Shaw'ın tarzlarını çok seviyordu ve biliyordu ki eski trajediler o dönemlerde yaşayan halkın inanç ve ibadetlerinde kök salmıştır. Onun bu inancını yansıtan en önemli tiyatro eseri Mağara Arkadaşları (Ehlü'l-Kehf) 1933 yılında basıldı ve hızla başka dillere tercüme edildi. Bu eser 1935 yılında Mısır Millî Sanatkârlar Derneği'nin açılışı münasebetiyle sahnelendi. Ehlü'l-Kehf tek Tanrı'ya inanan yedi kişinin macerasını anlatan bir dinî hikâyeden esinlenerek yazılmıştır. Bu kişiler putperest halkın zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınmış ve orada uyuyakalmışlardı. Üç yüz yıl sonra kendilerine geldiklerinde onlara zulmedenler yok olmuş ve her şey değişmiştir. Onlarmucizelerini diğerlerine açıkladıktan sonra hayata gözlerini yumdular. Tevfik el-Hakim bir yandan da Avrupai tarzda hikâye yazarak Mısır halkını özgürlüklerini elde etmeleri için teşvik etmeye çalışıyordu. Bu amaçla 1933'te yazdığı Ruhun Dönüşü (Avdetü'r-Ruh) adlı eseri Mısırlıların 1919'da gerçekleştirdikleri isyanı konu ediniyordu. Gali Şükri'nin de dediği gibi Ruhun Dönüşü adlı hikâyeyi Çağdaş Mısır Edebiyatı döneminde nasyonalist bir havayla sömürgeciliğe karşı yazılmış eserlerin başında saymak mümkündür. Tevfik el-Hakim'in 1934 yılında kaleme aldığı Şehrazad adlı tiyatro eseri konusunu Bin Bir Gece Masalları'ndan almıştır. Fransız akademisyenlerinden George Lukent bu eseri şöyle tarif eder: "Bu esrarengiz başlık altında o bildiğimiz şatafatlı ve süslü Bin Bir Gece Masalları'ndan eser yok aslında. Bu tiyatro eserinde Şehrazadinci gerdanlık ve süslü peçeler olmaksızın çekicidir. Özelliklerinin adının veya şeklinin ne önemi var! O kadın talih ilim ve yücelik suretinde tecelli etmelidir. O bütün bakışların ona yöneldiği ve insani ihtirasların onda yok olduğu yüce ve aydınlık bir zirveden başka bir şey olamaz. Şehrazad bir kumul misali her zaman susuzluktan alev alev yanar ve hiçbir zaman suya doymaz." Bu eser 1936 yılında Fransızca'ya çevrildi ve 1955 yılında bir komedi olarak Fransız tiyatrolarında sahnelendi. Tevfik el-Hakim 1937 yılında "Köydeki Bir Savcı Yardımcısının Günlüğü" adıyla kaleme aldığı romanında mizahi bir dille Mısır halkının günlük yaşamından örnekler sunar. Onun meşhur tiyatro eserlerinden bir diğeri de Süleyman Hekim'dir. Bu eserde Süleyman peygamber zamanında yaşanan olaylardan özellikle de onun güzel ve güçlü Seba Melikesi Belkıs'a karşı duyduğu ilgi ve aşktan etkileyici bir dille söz edilmektedir. Yul Braynır ve Gina Lollobrigida'nın oyunculuğuyla sahnelenen King Vidor'un Süleyman ve Seba Melikesi adlı meşhur filmi Tevfik el-Hakim'in bu eserinden derlenmiştir. Ölüm Şarkısı (Song of Death) adlı tiyatro eseri ise doğu toplumlarında çokça hissedilen insanların hastalıklı davranışlarını ve kirli ilişkilerini konu alan acı bir trajedidir. Bu eserin konusu kısaca şöyledir: Mısır'daki köylerden birinde bir kulübede yaşayan Asakir adlı yaşlı kadının kocası Süleyman Tahavi öldürülmüştür. Yaşlı kadınkocasının kız kardeşi olan Mebruke ve oğlu Semida ile birlikte Kahire'den gelecek olan treni beklerken dakikaları saymaktadırlar. Çünkü Asakir'in oğlu bu trenle on yedi yıllık bir ayrılıktan sonra ilk kez vilayetine geri dönecektir. Annesi oğlunun bunca yıllık ayrılığa bir son vermesini ve babasının kanını yerde bırakmamasını ümit etmektedir. İvan babasının öldürüldüğü yıllarda yalnızca iki yaşındaydı. Annesi oğlunun canını kurtarmak için onu bir sepetin içine saklayarak geceleyin Kahire'deki akrabalarından birine göndermiş ve onlardan oğlunu bir kasabın yanına çırak olarak vermelerini istemişti. Böylece oğlu bu mesleğe alışacak ve en iyi şekilde babasının intikamını alabilecekti. Ama oğlu beklenilenin aksine El- Ezher Üniversitesi'ne gitmiş ve orada ilim öğrenmiştir. O intikam alma düşüncesinde olmadığı gibi içinde doğum yerini kalkındırma hedefini taşımaktaydı. İşsizliğin gücünü cadde köprü baraj okul ve hastane inşasına yönlendirerek hemşehrilerinin vakitlerini ahmakça düşmanlıklarla işsizlikten ve hedefsizlikten doğan serseriliklerle geçirmelerinde mani olacaktı. Tevfik el-Hakim yazarlığı boyunca halk türkülerine ve yerel efsanelere özel bir ilgi göstermiştir. Hey Sen Ağaca Çıkan! (ki bu isim bir çocuk şarkısından alınmıştır.) adlı tiyatrosunda her şey sembolik bir dille açıklanmaktadır. Bu eserde Bahadır Hanım adlı kadın bütün ömrünü kırk yıl önce doğması gereken ama doğmayan kızına yeşil bir gömlek alabilmek için feda etmiştir. Bahadır Bey ise bütün vaktini bir ağaca bakmak için harcamaktadır. Bu ağacın dibinde yaşayan yaşlı bir kertenkele vardır. O başlangıçta bu kertenkeleyi öldürmeyi düşünür; fakat zamanla ona alışır ve onu sever. "Tevfik el-Hakim'in bu eserde kullandığı semboller defalarca tahlil edilmiştir. Buna göre eserdeki doğmamış çocuk 1919 yılında kitlelerin ümitlerini uyandıran Mısır İnkılâbını simgelemektedir. Kadın 1952'deki Abdu'n-Nâsır dönemine ağaca bakan adam ise Mısır halkının milli doğuşun gerçekleşmesi için içinde taşıdığı ümit ışığına işaret etmektedir." Tevfik el-Hakim 1936 yılında Taha Hüseyin ile tanıştı ve bu ikili birlikte Bir Cadının Sarayı'nı kaleme aldılar. Bu eserde çeşitli edebî ve sanatsal meseleler tartışılmaktadır. El-Hakim 1943 yılında devlet işinden ayrılarak vaktini yazmakla geçirmeye başladı. 1951 yılında Dr. Taha Hüseyin'in Mısır'ın Kültür Bakanlığı'na atanmasından sonra Tevfik el-Hakim de Millî Kütüphane Müdürlüğü'ne seçildi. O yıllarda şöhreti ülkesinin sınırlarını aşmış ve eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. O Arap tiyatro yazarlarının en başarılı ve en çalışkanlarından biri olarak kabul görmüştür. Tiyatro eserlerine ilave olarak birçok makale eleştiri ve hikâye de kaleme almıştır. Yazarın yukarıda zikredilmeyen eserlerinden sanat ve yaşam arasındaki mücadeleyi konu alan Pygmalion firavunlar dönemindeki eski Mısır efsanelerinden esinlenerek yazdığı FzeysMuhammed'in (S.A.V.) Serüveni Aylak Sultan Kurtuluş Yolu Yaşamın Zindanı ve bir tiyatro eseri olan Edip Şehriyar'ı (eski Yunanlı tiyatro yazarlarından Sofokles'in meşhur eseri) burada zikretmek mümkündür. Tevfik 1956 yılında Sanat ve Edebiyat Yüksek Şurası üyeliğine seçildi ardından da 1960'ta UNESCO'nun Mısır temsilcisi oldu ve Paris'e gitti. Hayata gözlerini yumduğu tarih olan 1987 yılına kadar Sanat ve Edebiyat Yüksek Şurası'ndaki görevine devam etti. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #32 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Daniel Bernoulli Daniel Bernoulli (Groningen 29 Ocak 1700 – Basel 17 Mart 1782) Hollanda doğumlu fakat çoğunlukla İsviçre Basel'de yaşamış matematikçidir. Leonhard Euler ile beraber adlarını verdikleri denklemler üzerinde çalışmışlardır. Bernoulli'nin ilkesi aerodinamikde ciddi kulanımları vardır. Daniel Bernoulli Johann Bernoulli'nin oğlu ve Jacob Bernoulli'nin yeğeni Nicholaus Bernoulli'nin küçük kardeşidir. Nicholaus'un bulduğu olasılıklar kuramındaki bir problem "St. Petersburg problemi" ya da "paradoksu" olarak anılır. Daniel Basel Üniversitesi'nde profesörlük yapmış olup verimli çalışmalarının çoğu astronomi fizik ve hidrodinamikle ilgilidir. "Hydrodinamica" adlı kitabında hidrolik basınçla ilgili teoremlerini ve gazların kinetik kuramını açıklamıştır. Babası (Johann) ve amcası (Jacob) bayağı (adi) diferansiyel denklemler kuramında Daniel ise kısmi diferansiyel denklemler alanında öncü sayılmaktadır. Akışkanlar dinamiği konusundaki ilk çalışmaların sahibidir. O zamana kadar akan bir akışkanın enerjisi hakkında hiçbir şey bilinmezken; Daniel Bernoulli akan akışkanların kinetik basınç ve potansiyel enerjilerine sahip olduğunu ve bu enerjilerin birbirine dönüşebildiğini göstermiştir. Geliştirdiği formüller halen akışkanlar mekaniğinin temelini oluşturmaktadır. Ayrıca bir tıp doktoru olan Bernoulli kan basıncını ölçen ilk aletide akışkanlar hakkında yaptığı çalışmalardan yararlanarak tasarlamıştır. Geliştirdiği yöntem 18 yüzyılın sonlarına kadar kullanılmıştır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #33 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Ctesibios İskenderiye Mekanik Okulu'nun kurucusu olan Ctesibios mekanik icatlarını içeren bir kitap kaleme almıştır; ancak bu kitap kaybolduğu içinçalışmaları kendisinden sonra gelen mühendislerden ve mekanikçilerden öğrenilebilmiştir. Ctesibios'un en önemli icatları arasında basma tulumba su orgu ve su saati bulunmaktadır. Basma tulumbalarda üç önemli parçayı yani silindir piston ve valfı bir arada kullanmıştır. Basma tulumbalar daha sonra Philon tarafından geliştirilecektir. Hidrolik adı verilen su orgu bu tulumbaların bir uygulamasıdır; burada amaç aracı çalıştırmak için ciğerlerden değil başka bir araçtan yararlanmaktır. Ctesibios daha önce de kullanılmış olan su saatlerini geliştirmiştir. Su saatlerinde karşılaşılan en önemli güçlük delik kaptan akan su miktarının sabit tutulmasıdır; Ctesibios bu maksatla bir musluktan sürekli su akışını sağlamış ve böylece ilk güvenilir su saatini yapmayı başarmıştır. Ayıca Ctesibios su saatlerinde kabın altında bulunan deliğin zamanla aşınmasını önlemek amacı ile deliği cam ve altınla kaplamıştır. Böylece saatler yoluyla eşit sürelerin belirlenmesi mümkün olacak ve zaman denetim altına alınacaktır. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #34 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Ian Wilmut Ian Wilmut 7 Temmuz1944 yılında doğan bir İngilizembriyolog ve şuan ki Edinburgh Üniversitesi Queen's Medikal Araştırma Enstitüsü lideri. O en iyi takımda denetleyici rol oynayan biri gibi bilinir. İlk kuzu klonu Dolly'yi 1997'de klonladı. Dr. Wilmut İngiltere'de Hampton Lucy'de doğdu.Babası Leonard Wilmut bir matematik öğretmeniydi. Wilmut 1949'da hücrelerin nasıl dondurulacağını keşfeden Chris Porge'la tanıştı.Wilmut bu araştırma ile büyülenmiş.Babası aşırı bir şeker hastasıydı.Wilmut 1971'de PhD ile ödüllendirildi.PhD İngiltere'de ilk doktora derecesi anlamındadır. 1996'nın başlarında Keith Campbell ve Bill Ritchie Megan ve Morag adında bir çift kuzu üretmeyi başardı.Dolly koyunu 1996'da doğdu ve şarkıcı Dolly Patron'ın adını aldı.Dolly ilk yetişkin hücrelerden türemiş bir klondu.Erken öldü.Daha 6 yaşındayken 2003'te hayata gözlerini yumdu.1998'de başka bir koyun Polly yaratıldı.Polly içinde bir insan geni bulunduran genetik olarak değiştirilmiş deri hücresinden elde edilmişti. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #35 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Francisco Pascasio Moreno Perito Moreno ya da tam ismiyle Francisco Pascasio Moreno (d. 31 Mayıs1852Buenos Aires ö. 22 Şubat1919 Buenos Aires)Arjantinli jeolog antropolog ve kaşif. Çok sayıda bilisel gezi ile özellikle Patagonya'da araştırmalar yapmış. Bu bölgenin bitki örtüsü ve faunasını incelemiştir. 1872 yılında kurulan Sociedad Científica Argentina kuruluşunun kurucu üyelerinden biriydi. Özellikle Şili ve Arjantin arasındaki sınır ölçüm daha doğrusu tespit çalışmalarında bulundu. Patagonya'ya son seyahati ABD eski başkanı Theodore Roosevelt'e eşlik ederken gerçekleştirdi. İsmini verdiği yerler şunlardır (hepsi Patagonya'da) Küçük bir şehir Perito Moreno (Şehir) Bir milli park Perito Moreno (Milli Park) Los Glaciares Milli Parkı'nda bir buzul Perito Moreno Buzulu İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #36 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Nejat Eczacıbaşı Türk kimyacı ve sanayici Doğum tarihi 5 Ocak 1913 Doğum yeri İzmir Türkiye Ölüm tarihi 6 Ekim 1993 Ölüm yeri Pensilvanya ABD Eğitimi Kimya (Üniversite) Mesleği Kimyacı sanayici (Mehmet) Nejat Ferit Eczacıbaşı (d. 5 Ocak 1913 İzmir Osmanlı Devleti - ö. 6 Ekim 1993 Philadelphia Pensilvanya ABD)Türkiye'de ilaç sanayisinin kurucuları arasında yer alan Türk kimyacı ve sanayici. Eczacı Süleyman Ferit Eczacıbaşı'nın oğludur. 1934'te Almanya'daki Heidelberg Ruprecht Karls Üniversitesi'nde kimya öğrenimini tamamladı. Ertesi yıl ABD'deki Chicago Üniversitesi'nden yüksek kimya diploması aldı. Uzmanlık alanı olarak biyokimyayı seçti. Berlin Üniversitesi Kimya Fakültesi'ni bitirerek 1937'de kimya doktoru oldu. 1939'a değin Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nde (sonradan Max Planck Enstitüsü) Profesör Adolf Butenandt'ın asistanlığında bulundu. Hormonlar ve vitaminler üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra 1940'ların başında vitamin hapları ve vitaminli bebek maması üreten küçük bir laboratuvar kurdu. Daha sonra İstanbul'da kurulan Eczacıbaşı İlaç Fabrikası'nın yönetimini üstlenerek Türk ilaç sanayisinin gelişiminde önemli rol oynadı. 1940'larda başladığı seramik eşya imalatının yanı sıra seramik sağlık gereçleri temizlik kağıtlarıkonserve kaynak elektrodları plastik kökenli ambalaj malzemesi ve sağlık armatürleri gibi alanlarada girdi. 1974'te sermaye piyasasına girerek halka açık ilk yatırım ortaklığını kuran Eczacıbaşı 1969'da kurulan Eczacıbaşı Holding A.Ş.'de yönetim kurulu üyeliğini üstlendi. Türk Eğitim Vakfı'nın kurucuları arasında yer alan Eczacıbaşı 1972'den beri Uluslararası İstanbul Festivali'ni düzenleyen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) ile Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı'nın da kurucularındandır. İstanbul Festivali'nin başarılarından dolayı 1974'te Avrupa Konseyi'nden madalya aldı.1983'te Türk Kimya Derneği Kimya Sanayiine Katkı Onur Belgesi'ne 1975'te Türkiye Kızılay Derneği Şeref Madalyası'na 1976'da da Almanya Federal Cumhuriyeti Büyük Liyakat Nişanı'na değer görüldü.Nejat Eczacıbaşı anılarını Kuşaktan Kuşağa (1982) adıyla yayımladı. 1946'da Beyhan (Ergene) Eczacıbaşı'yla yaptığı evlilikten Faruk Eczacıbaşı ve Bülent Eczacıbaşı doğmuştur. İzmir Rotary Kulübü'nün kurucu üyelerindendir. 6 Ekim 1993 tarihinde katarakt ameliyatı için gittiği ABD'de vefat etti. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #37 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | William Henry Gates (Bill Gates) William Henry Gates III ya da daha çok bilinen adı ile Bill Gates 28 Ekim 1955 doğumlu Amerikalı işadamı. Gates Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2004'te Gates dünyanın en zengin kişisiydi. Amerikalı girişimci Gates iki kişilik şirketini (Microsoft) başta gelen bir Bilgisayar Software (yazılım) şirketine dönüştürdü. Gates 20. yüzyılın son döneminde en başarılı şirket patronlarından biri oldu. Seattle/Washington'da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen Gates henüz oniki yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gitti. Okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte boş zamanlarını çoğunlukla bilgisayar programları üzerinde çalışarak geçiriyordu. Yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için iki arkadaş kullanıcılar için yazılım hatalarını arayıp buluyorlardı. Bu şekilde bilgisayar konusunda uzmanlaşan öğrenciler 1972'de ilk şirketlerini (Traf-O-Data) kurdular. Bu şirket bir trafik sayım ve kontrol sistemi için programlar üreterek hemen 20.000 dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü ardından da babasının önerisi üzerine Harvard Üniversitesi'nde hukuk eğitimi almaya başladı. Kişisel bilgisayarlar 70'li yılların ortasında henüz gelişimlerinin ilk aşamasında bulunuyorlardı. MITS şirketinin Altair adını verdikleri en önemli modeli henüz standart bir kullanma programına sahip olmayıp ancak tamamlanmamış bir işletme sistemine sahipti. Gates ve Allen'ın Altair için 1964'te geliştirdikleri program dili BASIC sayesinde bilgisayar kullanıcıları aletlerini kendileri programlayabiliyorlardı. MITS firması genç araştırmacılardan pazarlama lisansını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi. Gates bunun üzerine tahsilini bırakarak Allen ile birlikte Albuquerque/New Mexico'da Microsoft adlı şirketi kurdu. Microsoft kendini sebatla mikro bilgisayarlar için yazılımı geliştirmeye adayan ilk işletmelerden biridir. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler devamlı müşterileri arasında bulunmaktaydı. Gates 1977'de aletlerini BASIC ile donatabilmek amacıyla Apple Tandy ve Commodore gibi PC (Personal Computer - Kişisel Bilgisayar) üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca FORTRAN COBOL ve Pascal gibi program dillerini geliştirmekle Microsoft'a bir üstünlük ve uluslararası pazar yolunun kendilerine açılmasını (1978'den sonra ilkin Japonya olmak üzere) sağladı. Gates 1979'da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirebildi. 1980'den sonra PC pazarına girip Gates'i bir PC işletme sistemi geliştirmekle görevlendirince hızlı yükselişleri sürüp gidegeldi. Microsoft'un kısa zamanda tasarladığı MS-DOS (Microsoft Disc Operating System - Diskli İşletme Sistemi) 80'li yıllarda dünya çapında satış rekorları kırdı (120 milyon nüsha). Gates akıllıca bir öngörüyle haklarını mahfuz tutarak diğer donanım üreticilerine de satış yapabildi. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok firma IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürüncegeliştirdikleri işletme sistemi bütün bilgisayarlar için standart hale geldi. Bu arada 1.000 çalışanı olan şirket 80'li yılların ortasından sonra Avrupa'da şubeler kurdu. Şirketin başkanlığını yürüten Gates tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir performans ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların performansları altı ayda bir değerlendirilmekteydi. Gates işletme sistemine paralel olarak uygulama programları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. Multiplan Çizelge Hesap Programından (1982) sonra 1983'te ilk kez fareyi (mouse) kullanan WORD adlı metin işleme sistemini başlattı. Özellikle WORD Avrupa'da çok satılırkenABD'de Lotus 1-2-3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi. Microsoft'un yazılım alanındaki kesin başarısı Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için çeşitli uygulama sistemleri (örneğin WORD ve Excel) geliştirildi. Gates şirketini 1986'da anonim şirkete çevirdi. Aradan çok geçmeden yalnız kendi payının (% 45) borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi. MS-DOS işletme sisteminin grafik bir iyileştirmesi olan WINDOWS'un geliştirilmesi çalışmalarına Gates 1985 yılında başlamıştı. WINDOWS'u piyasaya sürdükten (1987) üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldular. Microsoft bu sistemi sürekli olarak daha ileri program elemanlarıyla genişletiyordu. Gates özellikle WINDOWS'u daha basit ve daha kullanışlı bir biçime sokmaya önem veriyordu. Microsoft 1993'te tartışmasız piyasanın lideriydi (yıllık ciro: 375 milyar dolar; borsa değeri: 20 milyar doların üstünde). Gates'in kişisel serveti yaklaşık olarak 50 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #38 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Gazi Yaşargil 1925 Diyarbakır-Lice doğumlu Prof. Dr. 1944 yılında Almanya'daki Frederic Schiller Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. 1945 yılında 2. Dünya Savaşı'nın zor koşulları yüzünden tıp eğitimine Isviçre Basel'deki tıp fakültesinde devam etti ve 1950'de mezun oldu. Zürih Üniversitesi Nöroşirürji Klinik Direktörü Prof. Dr. Hugo Krayenbühl ile çalışmaya başlayan Yaşargil daha sonra stereotaksik teknikle ilgilenmek amacıyla Almanya'ya gitti. Çalışmalarını intakranial anevrizma ve Arteviorvenöz malformasyon gibi vasküler lezyonlar üzerinde yoğunlaştıran Yaşargil ayrıca; Lima ve Moniz'in geliştirdiği serebral anjiografi teknikleriyle uğraştı. Mikro cerrahiye ilgi duyan Yaşargil vasküler cerrahi tranial ve spinal tümörlerin tedavi yöntemleri üzerinde çalıştı. Prof. Dr. ayrıca mikro cerrahiyi Nöroşirürji'de uygulayarak çok zor ve hassas bölgelerdeki tümörlerin alınabileceğini kanıtladı. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #39 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | William Dembski Günümüz matematikçi bilim adamlarından olan Dembski'nin araştırmaları aynı zamanda felsefeden ilahiyata kadar geniş bir alan içerir. Dembski bilimin dünyayı anlamaya çalıştığını ve bilim adamlarının da ancak birer kaşif olduklarını savunur. Dembski'nin düşüncelerini ifade eden sözlerinden birkaç örnek şöyledir: ...Dünya Allah'ın yaratmasıdır bilim adamları ise dünyayı anlamaya çalışırken Allah'ın düşüncelerini tekrarlarlar. Bilim adamları yaratıcı değil kaşiftirler. ...Yaratılış her zaman Yaratıcı'nın varlığını gösterir. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| | #40 |
| Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: ![]() | Isaac Newton 25 Aralık 1642 tarihinde Woolsthorpe kentinde dünyaya gelen Isaac Newton fiziğin en önemli isimleri arasında yer alır. İlk aynalı teleskopu geliştirmiş renk ve ışığın niteliğine açıklık getirmiş evrensel kütle çekimi yasasını ortaya atarak fizikte devrim gerçekleştirmiştir. Isaac Newton Newton doğumundan 3 ay önce babasını kaybetmiştir. Bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Newton 12 yaşında Grantham'daki King's School'a başlamıştır. 1661'de buradan mezun olan Newton aynı yıl Trinity College'a girdi. 1665'de buradan mezun olan Newton lisans üstü çalışmalarına başlayacağı sırada veba salgını baş gösterdi ve üniversite kapatıldı. Bunun üzerine Newton 2 yıl annesinin çiftliğinde kaldı. Burada çalışmalarına devam etti. 1667'de Trinity College'a öğretim görevlisi olarak geri döndüğünde sonsuz küçükler hesabının ( difransiyel ve integral ) temelini atmıştır. Daha sonra da ışığın yapısını açıklamış ve evrensel kütle çekimi kanunu ortaya atmıştır. Ancak çekingen olan Newton fizikte devrim yaratacak bu fikirlerini çok uzun yıllar sonra yayınlamıştır. Örneğin sonsuz küçükler hesabını 38 yıl sonra yayınlamıştır. Lisans üstü çalışmalarını tamamlayan Newton 27 yaşındayken Cambrige Üniversitesinde matematik profesör olarak getirilmiştir. 1671'de aynalı teleskopu geliştirerek Royal Society'e seçildi. Ama burada özellikle Robert Hooke tarafından şiddetle eleştirilmesi Newton'u iyice içine kapanık hale getirdi. Bilim dünyasıyla ilişkisini kesen Newton 1678'de ruhsal bunalıma girdi. Yakın dostu ünlü astronom Edmond Halley'in çabalarıyla 6 yıl sonra bilimsel çalışmalarına geri döndü. Ve 2 yıl içinde efsanevi yapıtı Principia'yı yayınladı. Bu eser büyük ses getirdi.Kitabın yayınlandığı yıl kral II. James tarafından Katolik'liği yayma çalışmalarına direniş gösteren Newton kral düşürüldükten sonra 1689'da üniversite parlamentosuna girdi. 1693'de yeninden bunalıma giren Newton'un yakın dostları John Locke ve Pepys ile arası bozuldu. 2 yıl sonra düzeldiyse de bilimsel çalışmalarda eski verimliliğini gösteremedi. 1699'da darphane müdürlüğüne getirilerek Londra'ya yerleşti. 1701'de profesörlükten ayrıldı. 1703'de Royal Society'nin başkanı oldu.1704'de sonsuz küçükler hesabını da içeren Optik adlı kitabını yayınlayınca Leibniz arasında tartışma başladı.Leibniz sonsuz küçükler hesabını Newton'dan 20 yıl önce yayınlamıştı. Newton'un hayatının son 25 yılı bu tartışmalarla geçti ve 20 Mart 1727'de Londra'da öldü. Newton bilimsel çalışmalarının yanı sıra ilahiyata da ilgi duydu. Aslen Yahudi olan Newton İncil'deki kutsal üçlemeye karşı çıkan kronolojik bir eserde yazmıştır.Newton'un önemi antik çağda başlayan ve daha sonra İslam uygarlığı aracılıyla Avrupa'ya geçen ve Kopernik Kepler Galileo tarafından savunulan fikirleri tutarlı olarak birleştirebilmesidir. Sonsuz küçükler hesabını bularak analitik geometriyi geliştiren İslam uygarlığından bu yana matematikteki en önemli gelişmeye imza atması da onu yücelten en önemli faktördür. İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlHatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI. Since: 16/01/1996 IRCd Nick: KraL ( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır. |
| | Alıntı Yap |
| Konuyu yanıtla |
| Yer İmleri |
| Konuyu Okuyanlar: 2 (0 üye ve 2 misafir) | |
| |