WibeForum.Com  




Sosyolojinin Doğuşu

Sosyoloji


Like Tree1Beğeniler
  • 1 Gönderen SaKa

Yeni konu aç Konuyu yanıtla
 
Seçenekler Stil
Alt 14 Kasım 2025, 00:31   #1
Rep Puanı: 117
Rep Derecesi: SaKa SaKa
Standart Sosyolojinin Doğuşu

Sosyoloji'nin Doğuşu
Www.WibeForum.Com

‎Sosyoloji bir bilim olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Anılan yüzyıl, aynı zamanda modern toplumların da tarihsel bir figür olarak dünya tarihindeki yerini aldığı bir döneme karşılık gelir. Bu bağlamda diyebiliriz ki sosyoloji, modern toplumların bilimidir.
‎ 19. yüzyıl Kıta Avrupası’nda, toprağa dayalı üretim biçiminden fabrikasyona dökülmüş mal üretimine dayanan sanayi üretim biçimine geçildiği bir yüzyıldır. Söz konusu geçiş veya üretim biçiminde meydana gelen değişim; ekonomik, sosyal, düşünsel, politik ve hukuksal olmak üzere insan yaşamının neredeyse her alanında köklü değişikliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Özellikle bir önceki yüzyılın kendisine miras bıraktığı toplumsal devrimlerle uğraşan Kıta Avrupası; Reform, Rönesans, yeni keşifler ve bilimdeki buluş ve ilerlemelerden sonra, 19. yüzyıla damgasını vuracak şu iki gelişmeye de sahne olmuştur:
‎ ° 1789 Fransız Devrimi
‎ ° Sanayi Devrimi (1801’de buhar gücüyle çalışan ilk makinenin kullanımıyla)
‎Fransız Devrimi (1789), Avrupa’da eski feodal yapıları kökten yıkan ve demokrasi, eşitlik, özgürlük gibi liberal ve sosyalist ideolojilere yol açan siyasal devrimlerin önünü açmıştır. Farklı bir alanda, ama benzer etkiyi yaratacak şekilde, Sanayi Devrimi de önce Britanya’yı, ardından Avrupa ve Amerika’yı kırsal tarım toplumlarından kentsel yapılara dayalı gelişmiş sanayi ekonomilerine dönüştürmüştür (Slattery, 2007: 13).
‎** Bu iki devrim hem modern devlet ve toplumların hem de bir bilim olarak sosyolojinin ortaya çıkışının temel duraklarıdır. Avrupa’da 1789 Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesine eşlik eden bir dizi şiddetli değişimler, geleneksel yaşam biçimlerinin çözülmesine neden olmuştur.
‎Öyle ki 19. yüzyıl, geleneksel dünya (üretim biçimi olarak toprağın işlenmesi ve bu üretim biçiminin şekillendirdiği tüm insanlık durumları kastediliyor) söz konusuysa, insanlık için geri dönüşün bir daha söz konusu edilemeyeceği bir netleşme ya da başlangıç yüzyılıdır.
‎Böylesine büyük çaplı değişimler için oldukça kısa bir zaman içinde, küçük köy ve kasaba topluluklarının yerine büyük kentlerin geçmesi, yeni bir toplum modelinin (modern-sanayi toplumları) ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak bu yeni toplum; yerinden edilmişlik, yoksulluk, zorlu çalışma koşulları gibi pek çok sorunu da bünyesinde barındıran bir toplumdur. Bu bağlamda diyebiliriz ki modern toplumların doğumu sancılı olmuştur.
‎ 19. yüzyılda her alanda değişim ve yerinden edilmişlik o kadar sarsıcı sonuçlar ortaya çıkarmıştır ki eskiye, bir öncekine veya sınanmış, bildik, güvenli olana özlem duyma şeklinde de tanımlanabilecek olan nostalji; şiir, edebiyat ya da siyasette değil, tıp alanında ortaya çıkmıştır. O dönemlerde yeni yeni teşhisi konulan (tanımlanan) bu hastalığın ilk kurbanları arasında, yaşadıkları yerlerden kopmuş öğrenciler, başka yerlerde çalışmaya giden hizmetkârlar ve askerler vardır. Yerinden edilmişliğin ve değişimin sersemletici etkileri o denli hissedilmektedir ki anılan yüzyılın başlarındaki kolera salgınlarında veya bugün tüberküloz olarak bilinen hastalıkla ilgili salgınlarda, hastaların bu hastalıklara tutulmadan önce “nostalji belirtileri” gösterdikleri şeklinde teşhisler konmuştur (Boym, 2009: 26).
‎** Değişen zaman ve mekân algısına eklenen, çoğunlukla da insanların büyük kentlerde yaşamaya başlamış olmasından dolayı, daha önce hiç karşılaşılmamış olan pek çok toplumsal sorun da 19. yüzyılın ürünüdür. Sosyoloji, anılan yüzyılda bu büyük değişimleri ve ortaya çıkan yeni sorunları anlamak ve açıklamak iddiasıyla ortaya çıkmıştır.
‎Sosyolojinin 19. yüzyılda bağımsız bir bilim dalı olarak ortaya çıkışıyla, ondan beklenenler arasında dolaysız bir ilişki vardır. Ama sözü edilen beklentilere sosyolojinin nasıl cevap vermesi gerektiği ile de bu bilimin doğuşu arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Böylece sosyolojinin doğuşunu zorlayan iki temel neden belirleyebiliyoruz:
‎** 19. yüzyıla ait koşullar ve bu koşulların insan ve toplum yaşamına ilişkin ortaya çıkardığı sorunlar
‎*** Bu sorunların nasıl inceleneceği, tanımlanacağı, nasıl çözüleceğine ilişkin verilecek cevaplar
‎Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, Avrupa’da 19. yüzyılda şekillenen yeni uygarlık, kendini tanımlayacak ve kendini onun üzerinden açıklamayı/tanımlamayı sürdürmek istediği yeni bir bilimi de ortaya çıkarmıştır: Sosyoloji. Bu bilim; modern insanın, toplumun ve dünyanın bilimi olarak doğmuştur. Sosyoloji, artık herkes için içtenlikle sıkılan bir yardım eli olacaktır. 19. yüzyıl ile 21. yüzyılın insan toplumları için ihtiyaç ve öncelikleri ne denli farklı olursa olsun, sosyolojiye olan ilgi ve ondan beklentileri bakımından esaslı bir değişiklik söz konusu değildir.

HayaL`MeyaL bunu beğendi.
 
Alıntı Yap
Konuyu yanıtla

Yer İmleri


Konuyu Okuyanlar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 



Şu Anki Saat: 03:54