WibeForum.Com  




Türk Bilim Adamlarının Hayatı

Bilim İnsanları


Yeni konu aç Konuyu yanıtla
 
Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2026, 03:47   #1
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Türk Bilim Adamlarının Hayatı

Türk Bilim Adamlarının Hayatı Www.WibeForum.Com
Türk Bilim Adamlarının Hayatı

Türk Bilim Adamları Ünlü Türk Bilim Adamlarının Hayatları Türk Bilim Adamlarının Hayatı

ALİ KUŞCU


Türk-İslam Dünyası astronomi ve matematik alimleri arasında ortaya koyduğu eserleriyle haklı bir şöhrete sahip Ali Kuşçu Osmanlı Türklerinde astronominin önde gelen bilgini sayılır. "Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen müstesna bir alim olarak tanır." Öyle ki; müsteşrik W .Barlhold Ali Kuşcu'yu "On Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u" olarak adlandırmıştır. Babası Uluğ Bey'in kuşcu başısı (doğancıbaşı) idi. Kuşçu soyadı babasından gelmektedir. Asıl adı Ali Bin Muhammet'tir. Doğum yeri Maveraünnehir bölgesi olduğu ileri sürülmüşse de adı geçen bölgenin hangi şehrinde ve hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmektedir.

Ancak doğum şehri Semerkant doğum yılının ise 15. yüzyılın ilk dörtte biri içerisinde olduğu kabul edilmektedir. 16 Aralık 1474 (h. 7 Şaban 879) tarihinde İstanbul'da ölmüş olup mezarı Eyüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır. Ölüm tarihi; torunu meşhur astronom Mirim Çelebi'nin (ölümü Edirne 1525) Fransça yazdığı bir eserin incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Mezar yerinin 1819 yılına kadar belirli olduğu ve hüsnü muhafazasının yapıldığı; ancak 1819 yılından sonra Ali Kuşcu'ya ait mezarın yerine zamanının nüfuzlu bir devlet adamının mezar taşının konmuş olduğu anlaşılmaktadır. Uluğ Bey'in Horasan ve Maveraünnehir hükümdarlığı sırasında Semerkant'ta ilk ve dini öğrenimini tamamlamıştır. Küçük yaşta iken astronomi ve matematiğe geniş ilgi duymuştur.

Devrinin en büyük bilginlerinden; Uluğ Bey Bursalı Kadızade Rumi Gıyaseddün Cemşid ve Mu'in al-Din el-Kaşi'den astronomi ve matematik dersi almıştır. ÖnceUluğ Bey tarafından 1421 yılında kurulan Semerkant Rasathanesi ilk müdürü Gıyaseddün Cemşid'in kısa süre sonra da Rasathanenin ikinci müdürü Kadızade Rumi'nin ölümü üzerine Uluğ Bey Rasathane-ye müdür olarak Ali Kuşcu'yu görevlendirmiştir. Uluğ Bey Ziyc'inin tamamlanmasında büyük emeği geçmiştir. Nasirüddün Tusi'nin Tecrid-ül Kelam adlı eserine yazdığı şerh bu konuda da gayret ve başarısının en güzel delilini teşkil etmektedir. Ebu Said Han'a ithaf edilen bu şerh Ali Kuşcu'nun ilk şöhretinin duyulmasına neden olmuştur. Kaynakların değerlendirilmesi sonucu anlaşılmaktadır ki; Ali Kuşcu yalnız telih eseriyle değil talim ve irşadıyle devrini aşan bir bilgin olarak tanınmaktadır. Öyle ki; telif eserlerinin dışında torunu Mirim Çelebi Hoca Sinan Paşa ve Molla Lütfi (Sarı Lütfi) gibi astronomların da yetişmesine sebep olmuştur. Bu bilginlerle beraber Ali Kuşcu'yu eski astronominin en büyük bilginlerinden birisi olarak belirtebiliriz.

ESERLERİ:
Ali Kuşcu'nun özellikle matematik ve astronomi ile ilgili eserleri gerçek ilmi kişiliğini ortaya koymaktadır. Bu eserlerinin adları şunlardır;
Risale-i fi'l Hey'e (Astronomi Risalesi)
Risale-i fi'l Fehiye (Fetih Risalesi)
Risale-i Hisap (Aritmetik Risalesi)
Risale-i Muhammediye (Cebir ve Hesap konularından bahseder)
Tecrid'ül Kelam (Sözün Tecridi)
Risale-i Adudiye Unkud-üz zvehir fi Man-ül Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım) Vaaz İstiarad.




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:47   #2
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

CAHİT ARF

1910 yılında Selanik'te doğdu. Yüksek öğrenimini Fransa'da Ecole Normale Superieure'de tamamladı (1932). Bir süre Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmenliği yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde doçent adayı olarak çalıştı. Doktorasını yapmak için Almanya'ya gitti. 1938 yılında Göttingen Üniversitesi'nde doktorasını bitirdi. Yurda döndüğünde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde profesör ve ordinaryus profersörlüğe yükseldi. Burada 1962 yılına kadar çalıştı. Daha sonra Robert Koleji'nde Matematik dersleri vermeye başladı. 1964 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bilim kolu başkanı oldu.

Daha sonra gittiği Amerika Birleşik Devletleri'nde araştırma ve incelemelerde bulundu; Kaliforniya Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1967 yılında yurda dönüşünde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine getirildi. 1980 yılında emekli oldu. Emekliye ayrıldıktan sonra TÜBİTAK'a bağlı Gebze Araştırma Merkezi'nde görev aldı. 1985 ve 1989 yılları arasında Türk Matematik Derneği başkanlığını yaptı.

Arf İnönü Armağanı'nı (1948) ve TÜBİTAK Bilim Ödülü'nü kazandı (1974). Cebir ve Sayılar Teorisi üzerine uluslararası bir sempozyum 1990'da 3 ve 7 Eylül tarihleri arasında Arf'in onuruna Silivri'de gerçekleştirilmiştir. Halkalar ve Geometri üzerine ilk konferanslarda 1984'te İstanbul'da yapılmıştır. Arf matematikte geometri kavramı üzerine bir makale sunmuştur.Cahit Arf 1997 yılının Aralık ayında bir kalp rahatsızlığı nedeniyle aramızdan ayrıldı...

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:47   #3
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

MATRAKÇI NASUH

Türk minyatürcü. Ayrıca matematik ve tarih konularında kitaplar da yazmış çok yönlü bir bilgindir.

Doğum tarihi ve yeri bilinmiyor. Kâtip Çelebi ölüm tarihi olarak 1533'ü vermekteyse de bunun doğru olmadığı bugün kesinleşmiştir. Çeşitli kaynaklarda onun 1547'den 1551'den 1553'ten sonra ölmüş olabileceği ileri sürülmektedir. Yaşamı üstüne bilgi de yok denecek kadar azdır. Saraybosna yakınlarında doğduğuna dedesinin devşirme olduğuna ilişkin kesinleşmemiş ipuçları vardır.
Enderun'da okumuştur. Matrakçı ya da Matrakî adıyla anılması lobotu andıran sopalarla oynandığı ve eskrime benzeyen bir tür savaş oyunu olduğu bilinen "matrak" oyununda çok usta olmasından ve belki de bu oyunun mucidi bulunmasından ileri gelmektedir. Nasuh ayrıca çok usta bir silahşördü. Bu nedenle Silahî adıyla da anılırdı. Türlü silah ve mızrak oyunlarındaki ustalığı nedeniyle Osmanlı ülkesinde "üstad" ve "reis" olarak tanınması için 1530'da I. Süleyman (Kanuni) tarafından verilmiş bir beratı da vardı. Çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini anlatan Tuhfetü'l-Guzât adlı bir kılavuz kitap bile yazmıştı.
Nasuh özellikle geometri ve matematik alanlarında önemli bir bilim adamıydı. Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir. Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü'l-Küttâb ve Kemalü'l- Hisâb ile Umdetü'l-Hisâb'ı I. Selim (Yavuz) döneminde yazmış ve padişaha adamıştır. Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar matematikçilerin elkitabı olarak kullanılmıştır.

Nasuh bir tarihçi olarak da önemli yapıtlar vermiştir. Mecmaü't-Tevârih adıyla Taberî Tarihi'ni Türkçe'ye çevirmiştir. Ayrıca Tarih'i Sultan Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih'i Sultan Bayezid adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olayları anlatmıştır. Süleymannâme adlı kitabının üç ayrı nüshasında 1520-1537 1543-1551 ve 1542-1543 arasında geçen olayları ele almıştır. Kanuni'nin 1534 Irak seferini Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han'da 1538 Karaboğdan seferini!de Fetihnâme-i Karaboğdan' da konu etmiştir.
Nasuh 28 Nisan 1564'te öldü.

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:48   #4
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

SALİH ZEKİ

XIX. yüzyılın ikinci yarısında yetişmiş değerli eserler vererek 57 yaşında hayata gözlerini kapamış bir ilim ve fikir adamıdır. Salih Zeki Bey1864 yılında İstanbul'da doğmuştur. Ortaöğrenimini Darüşşafaka'da görmüş yüksek öğrenimini Paris'te elektirk mühendisliği bölümünü bitirmiştir.

Salih Zeki Darüşşafaka ve Mühendis Mektebi'nde matematik ve fizik dersleri okutmuştur. Daha sonraki çalışmalarının tümünü üniversiteye vermiştir. Bugünkü gerçek üniversitenin kurucusu salih Zeki'dir. Türkiye'ye matematik fizik ve fen derslerini batılı yöntemleriyle ilk getiren odur. Birçok gazete ve dergide çıkan güzel yazılarıyla Türk gençliğini edebiyat kadar matematiğe yönelten ve matematiği sevdiren yine o olmuştur.

Salih Zeki aydın fenciler silsilesinin en dikkate değer son halkasıdır. İlk ve ortaöğrenimin ihtiyacı olan matematik geometri cebir astronomitrigonometri ve fizik kitaplarından başka binlerce sahifeyi bulan yüksek seviyedeki Darülfünun ders kitapları yazmış; felsefi konularda telif-tercüme eserler bırakmış bilim tarihi ile ilgili incelemeler yayınlamış bizzat Mizan-ı Tefekkür adlı bir matematik kitabı yazmış anıt bir eser olarak Kamus-ı Riyaziyat'ı hazırlayarak bunun ilk cildini yayınlamıştır.

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:48   #5
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

ÖMER HAYYAM

Asıl adı Giyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam' dır. 18 Mayıs 1048'-de İranin Nişabur kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğluydu. Çadırcı anlamına gelen soyadını babasının mesleğinden almıştır.Fakat o soyisminin çok ötesinde işlere imza atmıştır.Daha yaşadığı dönemde İbn-i Sina'dan sonra Doğu'nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul ediliyor-du. Tıp fizik astronomi cebir geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmaları olan Ömer Hayyam için zamanın bütün bilgilerini bildiği söylenirdi. O herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların çoğunu kaleme almadı oysa O is-mini çokça duyduğumuz teo-remlerin isimsiz kahramanıdır. Elde bulunan ender kayıtlara da-yanılarak Ömer Hayyam'ın çalışmaları şöyle sıralanabilir:
Yazdığı bilimsel içerikli kitaplar arasında Cebir ve Geometri Üzerine Fiziksel Bilimler Alanın-da Bir Özet Varlıkla İlgili Bilgi Özeti Oluş ve Görüşler Bilgelikler Ölçüsü Akıllar Bahçesi yer alır. Enbüyük eseri Cebir Risalesi'dir. On bölümden oluşan bu kitabın dört bölümünde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez bu sı-nıflandırmayı yapan kişidir. O cebiri sayısal ve geometrik bilinmeyenlerin belirlenmesini a-maçlayan bilim olarak tanımlardı. Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olan Ömer Hayyam denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yapmıştır. Nitekim Hayyam 13 farklı 3. dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarak çözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırılmıştır. Bu kitabında iki koniğin arakesitini kullanarak 3. dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik çizi-mi bulunduğunu belirtir ve bu köklerin varlık koşullarını tartışır.

Bunun yanısıra Hayyam binom açılımını da bulmuştur. Binom teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir. (Pascal üçgeni diye bildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir).Öğrenimi tamamlayan Ömer Hayyam kendisine bugünlere kadar uzana-cak bir ün kazandıran Cebir Risaliyesi'ni ve Rubaiyat'ı Semerkant'ta kaleme almıştır. Dönemin üç ünlü ismi Nizamülmülk Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam bu şehirde bir araya gelmiştir. Dönemin hakanı Melikşah adı devlet düzeni anlamına gelen ve bu ada yakışır yaşayan veziri Nizamül-mülk'e çok güvenirdi. Ömer Hayyam ile ilk kez Semerkant'ta tanışan Nizam onu İsfa-han'a davet eder. Orada buluştuklarında O'na devlet hülyasından bahseder ve bu büyük ha-yalinin gerçekleşmesi için Hayyam'dan yardım ister. Fakat Hayyam devlet işlerine karışmak istemez ve teklifini geri çevirir.4 Aralık 1131'de doğduğu yer olan Nişabur' da fani dünyaya veda eder..

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:48   #6
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

KERİM ERİM

İstanbul Yüksek Mühendis mektebi'ni bitirdikten (1914) sonra Berlin Üniversitesi'nde Albert Einstein'in yanında doktorasını yaptı (1919). Türkiye'ye dönünce bitirdiği okulda öğretim ü-yesi olarak çalışmaya başladı. Üniversite reformunu hazırlayan kurulda yer aldı. Yeni kurulan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde analiz profesörü ve dekan olduğu gibi Yüksek Mühendis Mektebi'nde de ders vermeye devam etti. Yüksek Mühendis Mektebi İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüştürülünce buradan ayrıldı ve yalnızca İstanbul Üniversitesi'nde çalış-maya devam etti. Daha sonra burada ordinaryüs profesör oldu. 1948 yılında Fen Fakültesi Dekanlığı'na getirildi.

1940 - 1952 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne bağlı Matematik Enstitüsü-'nün başkanlığını yaptı. Türkiye'de yüksek matematik öğretiminin yaygınlaşmasında ve çağ-daş matematiğin yerleşmesinde etkin rol oynadı. Mekaniğin matematik esaslara dayandırıl-masına da öncülük etti. Matematik ve fizik bilimlerinin felsefe ile olan ilişkileri üzerinde de çalışmalarda bulunan Erim'in Almanca ve Türkçe yapıtları bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Nazari Hesap(1931) Mihanik(1934) Diferansiyel ve İntegral Hesap(1945) Über die Traghe-its-formen eines modulsystems(Bir modül sisteminin süredurum biçimleri üstüne - 1928)

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:48   #7
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

SELMAN AKBULUT

Prof. Dr. Selman Akbulut 1971 yılında California Üniversitesi (Berkeley) Matematik Bölümü'nden mezun olmuştur. Prof. Dr. Akbulut 1975 yılında aynı üniversitede doktora eğitimini tamamlayarak 1976 yılında Wisconsin Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak göreve başlamıştır.

1978 - 1980 yılları arasında Rutgens Üniversitesi'nde 1980 - 1981 yıllarında Michigan State Üniversitesi'nde Yardımcı Doçent; 1983 - 1986 yılları arasında aynı üniversitede Doçent olarak çalışmalarda bulunan Prof. Dr. Akbulut 1986 yılında profesörlüğe yükselmiştir ve halen Michigan State Üniversitesi'nde görev yapmaktadır.
Prof. Dr. Akbulut 1975 - 1976 1980 - 1981 yıllarında Advanced Study Institute'da 1982 - 1983 yıllarında Max - Planck Enstitüsü ve 1984 - 1985 yıllarında California Üniversitesi Mathematical Sciences Research Institute'de çalışmalarda bulunmuştur.
Prof. Dr. Akbulut Türk Matematik Derneği Amerikan Matematik Derneği ve Doğa - Türk Matematik Dergisi Editörler Kurulu'na üyedir.

Prof. Dr. Selman Akbulut'un Uluslararası Science Citation Index'ce taranan hakemli dergilerde çıkmış 29 yayını vardır ve bu yayınlara 1991 yılı sonu itibariyle 239 atıf yapılmıştır.

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:48   #8
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

PROF. DR. TOSUN TERZİOĞLU

Tosun Terzioğlu 1942 yılında İstanbul’da doğdu. 1961 yılında Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra lisans derecesini 1965 yılındamatematik dalında İngiltere-Newcastle-upon-Tyne Üniversitesi'nden; doktorasını 1968 yılında aynı dalda Frankfurt Üniversitesi'den aldı. Michigan Wuppertal ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde ders veren Tosun Terzioğlu 1974-1975 ve 1989-1991 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanlığı; 1977-1982 yıllarında ise aynı üniversitede Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı yaptı.

1977-1981 yılları arasında TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Grubu üyesi 1979-1981 arasında üniversitelerarası kurul üyesi 1990-1991 arasında ODTÜ Senato üyesi ve 1992-1997 yıllarında da TÜBİTAK Başkanı olarak hizmet verdi. Terzioğlu aynı dönemde
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu KOSGEB İcra Kurulu üyeliği ve 1993-1997 döneminde de NATO Bilim Komitesi Türkiye Temsilciliği yaptı. 1996-1997 yıllarında Bilimsel ve Teknik Araştırma Vakfı-BİTAV Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen Terzioğlu1997-2000 döneminde de TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı oldu. 1997-2001 yılları arasında TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyeliği yapan Terzioğlu 1990 yılından bu yana Türk Matematik Derneği Başkanlığı görevini 1997'den bu yana Sabancı Üniversitesi Rektörlüğünü
"2002’den bu yana da Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı-TÜSEV Yönetim Kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Editörlük ve Yazı Kurulu üyelikleri de bulunan Terzioğlu ayrıca Matematik alanında 50’nin üzerine bilimsel makalenin ve 2 kitabın yazarıdır. 1974’de TÜBİTAK Teşvik 1986’da ise bilim ödülünü alan Prof. Dr. Tosun Terzioğlu evli ve iki çocuk babasıdır."

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:49   #9
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

ORD. PROF. MÜKRİMİN HALİL YİNANÇ

Yurt ve dünya çapında ün yapmış olan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Kürsüsü Ord. Profesörü Mükrimin Halil Yinanç Elbistanlı bir ülema ailesinden olan Kadı Halil Kâmil Efendi’nin oğludur. Malatya Mardin ve Diyarbakır Kadılıkları’nda bulunmuş olan Halil Kâmil Efendi Dersin-Çarsancak Kazasında vazife ile bulunduğu 1898 yılında Mükrimin Halil doğmuştur. Asıl adı İbrahim Mükrimin’dir. Baba ocağında özel tahsil yapan Mükrimin 8-9 yaşlarında Kur’ân-ı Kerim’i hıfzetmiştir. İlkokula gitmemiştir. Elbistan Rüştiyesi’ne girmiş sonra babasının memuriyeti dolayısıyla Malatya Rüştiyesi’ne ve İdadisi’ne daha sonra Mardin ve Diyarbakır İdadisi’ne devam etmiş 1913’de idadiler liseye çevrilince Diyarbakır ve İstanbul Gelenbevi Lisesi’nde tahsiline devam ederek liseyi bitirmiştir. 1916’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun olmuştur.

Evvelce özel derslerle Arapça ve Farsça öğrenmiş olduğundan Edebiyat Fakültesi’nde iken hep İslâm Tarihiyle uğraşmış ve incelemelerini mümkün olduğu kadar eski kaynaklara indirmeğe muvaffak olmuştur. Bu çalışmalarında Şerafettin Yaltkaya İsmail Sadettin ve Şirvanlı Sadrettin Efendiler’den aldığı derslerden büyük çapta faydalandığını kendisi belirtirdi.

Tarihçiliği kadar güzel konuşması geniş bilgisi ve kuvvetli hafızası ile ünlüydü. Bilhassa Büyük Selçuklular devri üzerinde gerçek bir mütehassıstır. T.T.K.’nun kurucu üyelerindendi. Çok zor yazan fakat bıkmadan okuyan ve konuşan bir zattı. Mükrimin Halil merhum daima üstad diye anılırdı. Hayatı ilmî sohbetlere davetlerle geçer davet edilmediği geceler Beyazıt sonraları Laleli kahvelerine gider; çevresine biriken her yaş ve sınıftan insanla rahatça konuşurdu. Eski yazmaları büyük bir itina ve hüsnühatla kopya ederdi. Arapça Farsça ve Türkçesi kuvvetli idi. Fransızca’yı da okuyup anlardı. Hafızası fevkalâdeydi. İslâm ve Selçuklu hattâ Osmanlı Tarihi’nin en ufak teferruatını hayret edilecek bir genişlikte bilirdi.

İlmiyle mütenasip eser bırakmadı. Türkiye Tarihini yazacaktı. Selçuklu Devri’ni bile kaleme alamadı. Anadolu’nun Fethi’ni yazdı bıraktı. Bir de enver’in “düstur Namesi”ni yayınlayıp değerli bir metha yazmıştı. Çok fazla olmamakla beraber makale şeklinde kıymetli etüdleri vardır. Ancak bir avuç telif ne Mükrimin Hoca’nın ilmiyle ne kürsüsü ne de kırk yıllık tarihçiliği ile mütenasiptir.
O bir akademik insandı ondan tarihî olaylar ve fıkralar değil neticeler öğrenilirdi. Zira okuduklarıyla kalmamış tarihin içinde yaşamış ve sentezini yapmıştı. Tarihî bir olayı anlatırken yaşadığımız çağda kalmaz dinleyenleri anlatacağı çağa götürürdü. Bir dersinde insan üzerinde konuşurken “Halife Memun’a göre üç çeşit insan varmış; bir kısmı gıda gibi her zaman lâzım bir kısmı deva gibi icabında lâzım bir kısmı illet gibi hazer edip kaçmak lâzım” demiştir.

Tarihimizin en büyük kaybı Rumeli’yi elden çıkarmamız der çok üzülürdü yine; “görülüyor ki herkes vaktiyle tecrübe edilmiş fena neticeler vermiş hususları bilerek veya bilmeden tekrarlayıp aynı hataları yapıyor. İnsanların yalnız akıllı olmaları kâfi değil izanları da olmalı” dertarihin önemini belirtirdi.
21.12.1961 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Memleketi Elbistan’daki kültür yuvası lise kendi adını taşımaktadır

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Alt 11 Mart 2026, 03:49   #10
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Yanıt: Türk Bilim Adamlarının Hayatı

Abdüsselam : ( 1926 – 19 ) Pakistanlı Fizik Bilgini İlk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.
Ahmed Bin Musa : ( 10 yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin Öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.
Akşemseddin : ( 1389 – 1459 ) Pasteur önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbulun fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet’ in Hocasıdır
Ali Bin Abbas : ( ? – 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.
Ali Bin İsa : ( 11 yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.
Ali Bin Rıdvan : ( ? – 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.
Ali Kuşçu : ( ? – 1474 ) Ünlü Bir türk astronomi ve matematik bilginidir.
Ammar : ( 11 yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.
Battani : ( 858 – 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biri trigonometrinin mucidi sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.
Beyruni : ( 973 – 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni amerika kıtasının varlığını kristof colomb’un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik Jeoloji Coğrafya Tıp Felsefe Fizik Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.
Bitruci : ( 13 yüzyıl ) Kopernik’e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.
Cabir Bin Eflah : ( 12 yüzyıl ) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir . Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.
Cabir Bin Hayyan : ( 721 – 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en Küçük parçası atomun parçalana bileciğini bundan 1200 sene önce söylemiştir.
Cahiz : ( 776 – 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.
Cezeri : ( 1136 – 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçi Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir..
Demiri : ( 1349 – 1405 )Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir … Hayatül hayavan isimli kitabı yazmıştır.
Dinaveri : ( 815 – 895 ) Botanikçi Ve astronom bir alim olarak bilinir.
Ebu Kamil Şuca : ( ? – 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.
Ebu’l Fida : ( 1271 – 1331 ) Büyük Bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.
Ebu’l Vefa : ( 940 – 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant kotanjant sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.
Ebu Maşer : ( 785 – 886 ) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.
Evliya Çelebi : ( 1611 – 1682 ) Büyük Türk seyyahı ve meşhur seyahatnamenin yazarıdır.
Farabi : ( 870 – 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

İçerik gizlenmiştir.

İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap Kayıt Ol




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
Konuyu yanıtla

Yer İmleri


Konuyu Okuyanlar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil



Şu Anki Saat: 17:08