WibeForum.Com  




Hindistan’ın Siyasi ve Ruhani Lideri Mahatma Gandhi

Tarih / Siyaset


 
 
Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 08 Mart 2026, 21:22   #1
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: KraL
Standart Hindistan’ın Siyasi ve Ruhani Lideri Mahatma Gandhi

Hindistan’ın Siyasi Ve Ruhani Lideri Mahatma Gandhi
Www.WibeForum.Com

Kendin için bir şey yapmayacaksan kim yapacak? Başkası için bir şey yapmayacaksan var olmanın anlamı ne? Şimdi yapmayacaksan ne zaman? (Mahatma Gandhi)

2 Ekim 1869’da Katyavar bölgesi, Porbandar kentinde Mohandas Karamçand Gandhi, Bania Kastı’nın (tüccar ve süt ürünleri çiftçilerinin kastı) bir ferdi olarak dünyaya gelir. 13 yaşında, kendisiyle aynı yaştaki Kasturba Makhanji ile evlenir, bir aile dostunun önerisi üzerine hukuk eğitimi için İngiltere’ye gider. Et yemeyen Vişnu mezhebinden olan dindar annesinin öne sürdüğü ete, kadına ve şaraba el sürmeyeceğine dair şartları kabul ederek yeni hayatına doğru yola çıkar.

1887’de Londra’dadır artık. Hukuk eğitiminin yanı sıra bir centilmen olmak için çaba gösteren Gandhi, o dönemin moda merkezi Bond Caddesi’nde diktirdiği kıyafetler, şapkalar, keman ve dans dersleri alarak üç ay gibi kısa bir sürede İngiliz’e dönüşerek özüne yabancılaşan bir Asyalı gibi davransa da bununla ilgili olarak “Giyside özen ve sıkıntılı aylar baki kaldı, ancak o andan itibaren öğrenci oldum” diyerek bu yapay özentiye son verir. Bu yıllarda birçok derneğe üye olur, tüm dinleri inceler. İncil ve Kuran-ı Kerim’i okumaları arasına alır. 1891’de öğrenimini tamamlayıp Hindistan’a döner.

Gandhi, ülkesinde avukatlık yapmaya başlar. Ancak davasını üstleneceği bir tek müvekkil dahi bulamaz. Deneyimsiz oluşu ilk davasında telaşa kapılmasına ve davayı bir arkadaşına emanet etmesine yol açar. Kendisi de başarısız bir avukat olduğunu söylemekten çekinmez. Oysa o olağanüstü bir ikna gücüne sahip, kelimeleri özenle seçen birisidir, bunu kendisinin kaleme aldığı biyografisinin sayfalarında görmek mümkün. Gelecekte herhangi bir davayı takip etme cesareti olmadıkça bu işi yapmayacağına karar verir. Bu karardan sonra 1893’te o dönem İngiltere’nin bir parçası olan Güney Afrika’da avukatlık yapmaya başlar.

Gandhi, Güney Afrika’da Hindistanlılara uygulanan ırkçı politikalara maruz kalır. Birinci mevki bileti olmasına rağmen üçüncü mevkiye geçmediği için trenden atılır, yoluna at arabası ile devam ederken Avrupalı bir yolcuya yer açmak için arabanın dışında basamak üzerinde yolculuk etmeyi reddettiği için sürücü tarafından dövülür. Sosyal haksızlıklar karşısında bilinçlenmesine neden olan bu olaylar hayatında bir dönüm noktası olur. Kendi söylemiyle sivil itaatsizliği fiilen o tarihten itibaren başlar. Aslında Gandhi Londra yıllarında Henry David Thoreau’nun Sivil İtaatsizlik adlı yazısını (aslında bir nutuktur) okuması ile bu fikirle tanışır. Gandhi aynı zamanda iyi bir Tolstoy okurudur. Onun bir Hindu’ya mektubunu Gujarati diline çevirir . Gandhi o yıllarda Tolstoy’la mektuplaşmaktadır. Tolstoy’un, çok önemsediği Henry David Thoreau’nun bu eserini okumasını şiddetle tavsiye ettiği söylenir ki zaten pasif direniş fikrini savunan Tolstoy ile Thoreau’nun fikirleri birbirine çok benzemektedir.

Gandhi, bir yıllığına geldiği Güney Afrika’da yirmi bir yıl kalır. Siyahlara ve Hindistanlılara uygulanan ırk ayrımcı politikalar, Londra’da şekillenmeye başlayan sosyal ve politik bilincini burada somutlaştırır. 1894’te kurduğu Natal Hint Kongresi sayesinde Güney Afrika’daki Hindistanlıları ortak bir siyasi gücün arkasında toplar. 1903’te Indian Opinion (Hintlinin Kanısı) adlı gazeteyi çıkarmaya başlar. Gazetede kötü yönetimlere karşı koyma gerekliliği üzerine yazı yazan Gandhi, yasalara karşı doğrudan harekete geçer, kitle tutuklamalarına yol açması için yasaları bilerek çiğner. O yıllarda Asyalı göçmenlerin Güney Afrika’dan sınırdan izinsiz geçişi yasaktı, cezası hapisti. Gandhi binlerce taraftarını sınırdan izinsiz geçmeye teşvik etti, insanlar sınırdan çıkıyor ve tekrar giriyordu, sonra hapse atılıyorlardı. Gandhi’nin Tolstoy’a karşı sevgi ve saygısı o kadar belirgindir ki, bu insanların çoluk çocuğu perişan olmasın diye oluşturduğu yardımlaşma kamp ve barınaklarına Tolstoy Çiftlikleri adını verir. Öyle bir an gelir ki hapishanelerde yer kalmaz ve hükümet kanunu iptal etmek zorunda kalır.

Adaletsiz vergilendirilmeye, geçiş izni yasasına, oy verme ve grev haklarının engellenmesine karşı Satyagraha adını verdiği bir hareket başlatır. Gazetesinde bu harekete uygun bir isim önerecek olana küçük bir ödül vereceğini ilan eden Gandhi, İngilizce pasif direniş kelimesinin manasını dar bulur, bunun nefret mefhumu ya da şiddet şeklinde anlaşılması endişesini taşıdığını, oysa Hindistanlılara ait bu hareketin bu kavramlardan büyük ve içeriğinin farklı olduğunu anlatmak adına farklı bir isim arayışında olduklarını açıklar. Sanskritçe bir sözcük olan Satyagraha sözlük anlamı olarak hakikate tutunmak demektir, bu yüzden hakikatin gücü anlamına gelir. Hakikat ise ruhi ve manevidir. Bu yüzden, Satyagraha ruhi güç olarak bilinir.

Güney Afrika’da Satyagraha mücadelesinin ilk denemelerini tamamladığına inanan Gandhi, Hint yarımadası siyasetinde önemli bir lider olan Gopal Krishna Gokhale’nin önerisi üzerine 1914’te üzerinde halkının giydiği yerel giysisi (Dhoti) ve ayağında sandaletleriyle Hindistan’a geri döner. Hindistanlıların Bapu (baba) diye hitap ettiği Gandhi’ye yüce ruh anlamına gelen Mahatma sıfatını arkadaşı Rabindranath Tagore’nin yakıştırdığı söylenir.

Gandhi, Hindistan’a döner dönmez bağımsızlık mücadelesine katılır. Hindistan Ulusal Kongresi’nin önemli liderlerinden biri olur. Kast sisteminin neden olduğu ayrımcılığı son vermek, kadınlara özgürlüklerini sağlamak, halkın sırtındaki ağır vergi yükünü azaltmak, işçilerin, köylülerin yoksulluğunu gidermek uğruna defalarca hapse girer, açlık grevleri yapar. 1930’da düzenlediği Tuz Yürüyüşü ise onun uluslararası alanda tanınmasını sağlayan en önemli sivil itaatsizlik eylemidir.

O dönemde Hindistan’ı istila etmiş İngiliz yönetimi, kazançlı bir tekel oluşturmak amacıyla Hindistanlılara tuz yapımını yasaklayınca, 12 Mart’ta beyaz giysileri içinde Gandhi ve 78 yoldaşı ünlü Tuz Yürüyüşü’ne başlar. Yürüyüşte kadın yoktu, çünkü Gandhi, kadınların varlığının İngilizleri şiddete başvurmaktan alıkoyacağını, dolayısıyla kışkırtma işinin başarıya ulaşamayacağını düşünüyordu. Ahmedabad yakınlarından yola çıkan heyete yolda katılan binlerce kişi Hint Okyanusu kıyısındaki Dandi köyüne kadar olan 388 kilometrelik mesafeyi çıplak ayakla 24 günde kat eder. Gandhi, 6 Nisan sabahı İngiliz polislerinin şaşkın bakışları arasında denize yürür ve çamura karışmış bir topak tuzu avuçlarına alarak tatlı suda yıkar. Böylece ünlü Tuz Yasası’nı ihlal etmiş olur. Ardından Gandhi’nin çağrısına uyan binlerce köylü deniz kıyılarına akın ederek tuz çıkarmaya başlar. Gandhi ve 60 bin eylemci hapse atılır, ancak yasa da işlemez hale getirilir.


Gandhi’nin 5 çocuğu olur, birisi bebekken ölür.




Hatalarım çok oldu. AMA Ayıbım Hiç Olmadı.Benden Giden çok oldu AMA, Kayıbım Hiç OLMADI.
Since: 16/01/1996
IRCd Nick: KraL
( Facebook / Skype / RekLam / Video / Link / yasaktır.


 
Alıntı Yap
 

Yer İmleri


Konuyu Okuyanlar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 



Şu Anki Saat: 13:26